Çocuklarda hastalık belirtilerini göz ardı etmeyin uyarısı

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 26.03.2026 - 09:30, Güncelleme: 26.03.2026 - 09:17
 

Çocuklarda hastalık belirtilerini göz ardı etmeyin uyarısı

Çocuklarda hastalık belirtilerini göz ardı etmeyin uyarısı
Çocuk hastalıklarında en önemli rehberin çocuğun genel durumu olduğunu, hiçbir belirtinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Vural, doğru zamanda doğru adımın atılmasının, tedavinin en önemli basamağını oluşturduğunu söyledi.Ateşten öksürüğe, kusmadan döküntülere kadar birçok belirti çoğu zaman hastalıkların doğal bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Uzm. Dr. Osman Vural, her ateşin korkulacak bir durum olmadığını ancak hiçbir belirtinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Ancak bazı belirtiler beklemek yerine hızlı hareket etmeyi gerektirir. Belirtilerin doğru yorumlanması, gereksiz kaygıyı azaltırken ciddi durumların erken fark edilmesini sağlar. Ayrıca erkenden önlem alarak tedavi sürecinde daha kontrollü ilerleme yapılabilir" dedi."Ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu daha belirleyicidir"Ateş, çocukluk çağında en sık görülen bulgulardan biri olurken, ölçüm yerine göre değişmekle birlikte genellikle 38 derece ve üzerinin ateş olarak kabul edildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Vural, "Ancak ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu daha belirleyicidir. Ateşi olan bir çocuk oyun oynuyor, sıvı alabiliyor ve genel olarak iyi görünüyorsa çoğu zaman evde takip edilebilir. Buna karşılık özellikle üç aydan küçük bebeklerde ateş varlığı, havale geçirilmesi, bilinç değişikliği, nefes darlığı ya da morarma gibi durumlar acil değerlendirme gerektirir ve zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bununla birlikte döküntülerin değerlendirilmesinde ateşin eşlik edip etmediği, döküntülerin üzerine basıldığında solup solmadığı ve çocuğun genel durumu önemli ipuçları verir. Özellikle basmakla solmayan mor döküntüler ve ateşin birlikte olması acil değerlendirilmesi gereken ciddi bir durumda olabilir" ifadelerini kullandı."Öksürüklerin büyük kısmı viral kökenlidir ve antibiyotik gerektirmez"Öksürüğün, çoğunlukla viral enfeksiyonların doğal bir parçası olduğunu ve iki ila üç haftaya kadar sürebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Vural, "Bu durum tek başına endişe nedeni değildir. Ancak öksürüğün gece uykudan uyandırması, nefes almayı zorlaştırması, hırıltı ile birlikte olması veya morarma ile seyretmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca toplumda sık yapılan hatalardan biri, öksürüğün ilk günlerinde antibiyotik beklentisidir. Oysa öksürüklerin büyük kısmı viral kökenlidir ve antibiyotik gerektirmez. Bu belirtilere ek olarak burun tıkanıklığı da özellikle küçük bebeklerde daha fazla önem taşır. Bunun nedeni bebeklerin ağızdan nefes alma becerisinin yeterince gelişmemiş olmasıdır. Burun tıkanıklığı olan bebeklerde emme sırasında sık bırakma ve nefes almakta zorlanma görülebilir. Bu durumda burun temizliği yapılması, ortam neminin uygun şekilde ayarlanması ve yeterli sıvı alımının sağlanması önemlidir" şeklinde konuştu.Kusma, bulantı ve iştahsızlık bulgularında neler yapılmalıUzm. Dr. Osman Vural, çocuklarda kusma tek seferlik olduğunda çoğu zaman ciddi bir sorun oluşturmayacağını ancak kusmanın sürekli hale gelmesi, çocuğun sıvı tutamaması, şiddetli karın ağrısı ile birlikte olması ya da kusmanın yeşil veya kanlı olması durumunda acil değerlendirme gerekli olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:"Bu tür belirtiler altta yatan daha ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Kusma belirtilerine ek ya da kendi başına ayrıca bir bulgu olan ishalde en önemli risk, vücuttan sıvı kaybı yani dehidratasyondur. İdrar miktarında azalma, ağız kuruluğu, gözlerde çöküklük ve halsizlik gibi belirtiler sıvı kaybını düşündürür. Bu durumda en önemli yaklaşım, çocuğa sık aralıklarla sıvı verilmesi ve uygun beslenmenin sürdürülmesidir. Ancak kanlı ishal, yüksek ateş ya da genel durum bozukluğu varsa beklenmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. İştahsızlık gibi bir belirtinin olması durumunda da ayrıca incelenmesi gereken durumlar olabilir. İştahsızlık, çocuklarda sık karşılaşılan bir durumdur ve tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir. Burada önemli olan çocuğun büyüme süreci, enerjisi ve günlük aktiviteleridir. Ateşli hastalık dönemlerinde iştahsızlık tamamen normaldir ve bu süreçte öncelik beslenmeden çok sıvı alımının sağlanması olmalıdır. Çocuğu zorla yedirmeye çalışmak ise uzun vadede iştahsızlığı artırabilir.""Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması da bağışıklık sisteminin korunması açısından önemli"Bağışıklık sisteminin tek bir ürün ya da şurup ile güçlendirilemeyeceğini, düzenli uyku, dengeli beslenme, açık hava ve fiziksel aktivitenin bağışıklığın temel taşlarını oluşturduğunu ifade eden Uzm. Dr. Osman Vural, "Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması da bağışıklık sisteminin korunması açısından önemlidir. Takviyeler ise ancak gerekli durumlarda ve hekim önerisi ile kullanılmalıdır. Çocukları hastalıklardan korumada en etkili yaklaşım korunmadır. El hijyenine dikkat edilmesi, evin düzenli havalandırılması, oda sıcaklığının uygun aralıkta tutulması, sigara dumanından uzak durulması, düzenli uyku ve aşıların aksatılmaması temel koruyucu önlemler arasındadır" diye konuştu.
Çocuklarda hastalık belirtilerini göz ardı etmeyin uyarısı
Çocuk hastalıklarında en önemli rehberin çocuğun genel durumu olduğunu, hiçbir belirtinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Vural, doğru zamanda doğru adımın atılmasının, tedavinin en önemli basamağını oluşturduğunu söyledi.
Ateşten öksürüğe, kusmadan döküntülere kadar birçok belirti çoğu zaman hastalıkların doğal bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Uzm. Dr. Osman Vural, her ateşin korkulacak bir durum olmadığını ancak hiçbir belirtinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Ancak bazı belirtiler beklemek yerine hızlı hareket etmeyi gerektirir. Belirtilerin doğru yorumlanması, gereksiz kaygıyı azaltırken ciddi durumların erken fark edilmesini sağlar. Ayrıca erkenden önlem alarak tedavi sürecinde daha kontrollü ilerleme yapılabilir" dedi.

"Ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu daha belirleyicidir"
Ateş, çocukluk çağında en sık görülen bulgulardan biri olurken, ölçüm yerine göre değişmekle birlikte genellikle 38 derece ve üzerinin ateş olarak kabul edildiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Osman Vural, "Ancak ateşin yüksekliğinden çok çocuğun genel durumu daha belirleyicidir. Ateşi olan bir çocuk oyun oynuyor, sıvı alabiliyor ve genel olarak iyi görünüyorsa çoğu zaman evde takip edilebilir. Buna karşılık özellikle üç aydan küçük bebeklerde ateş varlığı, havale geçirilmesi, bilinç değişikliği, nefes darlığı ya da morarma gibi durumlar acil değerlendirme gerektirir ve zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Bununla birlikte döküntülerin değerlendirilmesinde ateşin eşlik edip etmediği, döküntülerin üzerine basıldığında solup solmadığı ve çocuğun genel durumu önemli ipuçları verir. Özellikle basmakla solmayan mor döküntüler ve ateşin birlikte olması acil değerlendirilmesi gereken ciddi bir durumda olabilir" ifadelerini kullandı.

"Öksürüklerin büyük kısmı viral kökenlidir ve antibiyotik gerektirmez"
Öksürüğün, çoğunlukla viral enfeksiyonların doğal bir parçası olduğunu ve iki ila üç haftaya kadar sürebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Vural, "Bu durum tek başına endişe nedeni değildir. Ancak öksürüğün gece uykudan uyandırması, nefes almayı zorlaştırması, hırıltı ile birlikte olması veya morarma ile seyretmesi durumunda mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca toplumda sık yapılan hatalardan biri, öksürüğün ilk günlerinde antibiyotik beklentisidir. Oysa öksürüklerin büyük kısmı viral kökenlidir ve antibiyotik gerektirmez. Bu belirtilere ek olarak burun tıkanıklığı da özellikle küçük bebeklerde daha fazla önem taşır. Bunun nedeni bebeklerin ağızdan nefes alma becerisinin yeterince gelişmemiş olmasıdır. Burun tıkanıklığı olan bebeklerde emme sırasında sık bırakma ve nefes almakta zorlanma görülebilir. Bu durumda burun temizliği yapılması, ortam neminin uygun şekilde ayarlanması ve yeterli sıvı alımının sağlanması önemlidir" şeklinde konuştu.

Kusma, bulantı ve iştahsızlık bulgularında neler yapılmalı
Uzm. Dr. Osman Vural, çocuklarda kusma tek seferlik olduğunda çoğu zaman ciddi bir sorun oluşturmayacağını ancak kusmanın sürekli hale gelmesi, çocuğun sıvı tutamaması, şiddetli karın ağrısı ile birlikte olması ya da kusmanın yeşil veya kanlı olması durumunda acil değerlendirme gerekli olduğunu belirterek şu bilgileri verdi:
"Bu tür belirtiler altta yatan daha ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Kusma belirtilerine ek ya da kendi başına ayrıca bir bulgu olan ishalde en önemli risk, vücuttan sıvı kaybı yani dehidratasyondur. İdrar miktarında azalma, ağız kuruluğu, gözlerde çöküklük ve halsizlik gibi belirtiler sıvı kaybını düşündürür. Bu durumda en önemli yaklaşım, çocuğa sık aralıklarla sıvı verilmesi ve uygun beslenmenin sürdürülmesidir. Ancak kanlı ishal, yüksek ateş ya da genel durum bozukluğu varsa beklenmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. İştahsızlık gibi bir belirtinin olması durumunda da ayrıca incelenmesi gereken durumlar olabilir. İştahsızlık, çocuklarda sık karşılaşılan bir durumdur ve tek başına bir hastalık olarak değerlendirilmemelidir. Burada önemli olan çocuğun büyüme süreci, enerjisi ve günlük aktiviteleridir. Ateşli hastalık dönemlerinde iştahsızlık tamamen normaldir ve bu süreçte öncelik beslenmeden çok sıvı alımının sağlanması olmalıdır. Çocuğu zorla yedirmeye çalışmak ise uzun vadede iştahsızlığı artırabilir."

"Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması da bağışıklık sisteminin korunması açısından önemli"
Bağışıklık sisteminin tek bir ürün ya da şurup ile güçlendirilemeyeceğini, düzenli uyku, dengeli beslenme, açık hava ve fiziksel aktivitenin bağışıklığın temel taşlarını oluşturduğunu ifade eden Uzm. Dr. Osman Vural, "Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması da bağışıklık sisteminin korunması açısından önemlidir. Takviyeler ise ancak gerekli durumlarda ve hekim önerisi ile kullanılmalıdır. Çocukları hastalıklardan korumada en etkili yaklaşım korunmadır. El hijyenine dikkat edilmesi, evin düzenli havalandırılması, oda sıcaklığının uygun aralıkta tutulması, sigara dumanından uzak durulması, düzenli uyku ve aşıların aksatılmaması temel koruyucu önlemler arasındadır" diye konuştu.

Konya HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.