Destici; "Hak ettikleri cezayı alana kadar takipçi olmaya devam edeceğiz"

POLİTİKA (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 28.09.2026 - 10:00, Güncelleme: 28.09.2026 - 09:56
 

Destici; "Hak ettikleri cezayı alana kadar takipçi olmaya devam edeceğiz"

Destici; "Hak ettikleri cezayı alana kadar takipçi olmaya devam edeceğiz"
Denizli’de parti teşkilatıyla bir araya gelen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Liderimizin ve arkadaşlarımızın şehadeti üzerinden 17 yıldan fazla bir zaman geçti. Bu meselede kastı ve kusuru olanlar hukuk önünde hak ettikleri cezayı alana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Denizli’de parti teşkilatıyla bir araya geldi. BBP lideri Destici, ülke gündemi,fon ve borsa soruşturması ile Denizli ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmadaki son gelişmeleri değerlendiren Destici, "Liderimizin ve arkadaşlarımızın şehadeti üzerinden 17 yıldan fazla bir zaman geçti. Büyük Birlik Partisi olarak şehadetin ilk gününden bugüne kadar hadisenin hem hukuk önünde tarafı olarak, müdahili olarak, hem de camia olarak takipçisi olduk. Bu meselede kastı ve kusuru olanlar hukuk önünde hak ettikleri cezayı alana kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Tabii bu süre zarfı içerisinde dosya 2009’dan sonra 2010’da tahmin ediyorum Malatya Özel Yetkili Savcılığı’na gönderilmişti. Orada da 2 yıldan fazla bir süre güya soruşturma yapıldı. Fakat şu anda görüyoruz ki orada soruşturmadan ziyade hadise gerçek mecrasından uzaklaştırılarak, başka hedefler gösterilerek sonuçsuz bırakılmış. İkinci operasyon dalgasında, bu işin müsebbibi olan savcılar da, avukatlar da ve diğer kesimden bazı FETÖ imaları da gözaltına alındı biliyorsunuz. Kahramanmaraş’ta, 2014 yılında dosyaya takipsizlik kararı verildi. Tabii biz itiraz ettik. 3-5 ay sonra takipsizlik kaldırıldı. Fakat 2016 yılına geldiğimizde, 15 Temmuz darbesinden yaklaşık bir ay önce, dosyaya tekrar takipsizlik kararı verildi. Biz darbeden 2 gün önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na takipsizliğin kaldırılıp soruşturmanın tüm yönleriyle devam etmesi için tekrar dilekçe verdik. 2 gün sonra darbe oldu. Biz 18 Temmuz’da, yani darbeden 3 gün sonra tekrar Maraş Cumhuriyet Savcılığı’na yeni bir dilekçe vererek hem olayın bu yönüyle de incelenmesini ve takipsizliğin ivedilikle kaldırılarak soruşturmanın başlayıp tamamlanmasını istedik. 2 yıl sürdü soruşturmanın tekrar başlatılması ya da takipsizliğin kaldırılması. Yani 2018’de kaldırıldı takipsizlik, hemen kaldırılmadı. Sonra 2026’ya kadar soruşturma sürdü. Haziran 2026’da Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı dosyamıza takipsizlik kararı vererek, Ankara’ya gönderdi. Bir ay sonra ilk dalga operasyonu geldi. Bu neye yönelikti? Bu helikopteri, savaş uçaklarının düşürdüğü en önemli şüphelerden bir tanesiydi, buna yönelik bir operasyondu. Daha sonra soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyonu yapıldı. Burada da bu olayın bir kaza değil de bir suikast ya da sabotaj olma ihtimalini güçlendiren şüpheler vardı. O da arama kurtarma. Yani arama kurtarmanın, helikopterin düştüğü yer bilinmesine rağmen ki şahitler var, orada değil de farklı noktalarda aranması ve çarşamba günü düşen helikopter enkazına, cenazelere cuma günü öğleden sonra ulaşıldı. Onu da arayıp bulması gerekenler değil, köylüler buldu. Şimdi işte bu ikinci dalga da bu arama kurtarmayı sekteye uğratanlara yönelik. Yine bu hadisede en önemli şüphelerden bir tanesi karbonmonoksit şüphesiydi. Karbonmonoksit incelemesinde Adli Tıp görevlileri farklı tarihlerde farklı raporlar verdiler. Bu da yine bu ikinci dalga operasyonu içerisinde var. Üçüncüsü, Malatya’da soruşturulduğu dönemde gerçek mecrasından çıkarıp da gerçek failleri ya da sorumluları göz ardı ettirenlere yönelik. İnşallah bu hadisede bütün şüphelerin ve şüphelilerin üzerine gidilecek. Hakikat, gerçek inşallah ortaya çıkarılacak, çıkacak. Bizim de beklentimiz bu" diye konuştu."Kimseye koruma sağlanmamalı"Fon soruşturması hakkında da konuşan Mustafa Destici, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devlet kurumlarının yürüttüğü operasyonları takdir ettiklerini belirterek, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi. Destici, "Adalet Bakanlığımızın çok alanda operasyonları oluyor bu dönemde. Takdir ediyoruz biz de. Nerede bir yolsuzluk, haksızlık, irtikap, suç, haksız mal edinme varsa her alanda bir neşter vuruluyor adeta. Bunları da takdir ediyoruz. İşte en son ortaya bir fon, borsa vurgunu çıktı. Şimdi biz buradan soruyoruz. Bu süreç yaklaşık 2-3 yıl devam etmiş. Bunları nasıl olmuş da hiç kimse görmemiş. Adalet Bakanlığı da başta olmak üzere devlet kurumları cesaretle bu meselelerin üstüne gidiyor. Yani hükümete, iktidara yakın olmak, milletvekili olmak, efendim büyük sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri olmak, siyasetçi olmak, birilerine yakın olmak hiçbirine koruma sağlamamalı. Çünkü burada milletin hakkı var. Kaç kişiden bahsediyoruz? Bu insanlar bir ümit olarak girmişler. Ve sonra onların paraları çekilmiş, yükseltilmiş, şişirilmiş değerler, fiyatlar var. Ve sonra birden işi bilenler, önceden haberdar olanlar yüksek kazançlara gelince bir anda paralarını çekince ne oldu? O şirketler borsada çakıldı. Ama bunları yapanlardan şu anda 50’ye yakın kişi tutuklandı ve soruşturmalar da kapsamlı bir şekilde devam ediyor. Ben sadece bunlarla sınırlı olduğunu düşünmüyorum. Çok daha sayıda bu spekülasyonun ya da manipülasyonun içinde olanlar olduğunu düşünüyorum. Ama şuna da inanıyorum; inşallah bunların hepsi ortaya çıkarılacak. Mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın da, özellikle küçük yatırımcıların inşallah mağduriyetleri giderilecektir" dedi."Denizli ekonomisi de olumsuz etkileniyor"Denizli ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Destici, kentin sanayi, tarım, enerji, eğitim ve kültür alanlarında önemli bir merkez olduğunu söyledi. Destici, "Denizli, Ege’mizin incisi bir şehrimiz. İlçeleriyle beraber bir sanayi kenti, aynı zamanda bir tarım kenti, enerji kenti, üniversite şehri ve kültür şehri. Bütün bu özellikleriyle birlikte baktığımızda ülkemizdeki ekonomik sıkıntıların, ticari daralmanın, ekonomik ve iktisadi zorlukların Denizli’yi de olumsuz yönde etkilediğini görüyoruz. Denizli özellikle tekstil başta olmak üzere pek çok alanda Türkiye’de yüksek ihracat sağlayan illerimizin başında geliyor. Ama maalesef özellikle tekstilde Denizli başta olmak üzere İstanbul ve diğer şehirlerimizde de büyük bir gerileme görüyoruz. İşletmelerin kapandığını, fabrikaların yavaşladığını, işten çıkarmaların olduğunu görüyoruz. Bir de pek çok yatırımcının yatırımını ülke dışına, Mısır başta olmak üzere iş gücünün daha ucuz olduğu, verginin daha düşük olduğu, girdi maliyetlerinin daha düşük olduğu bazı ülkelere aktardığını görüyoruz. Bu bize ve ülkemize işsizlik olarak, ihracatın azalması olarak yansıyor. Dolayısıyla bir şehrin ekonomik olarak çürümesine neden oluyor" ifadelerini kullandı.
Destici; "Hak ettikleri cezayı alana kadar takipçi olmaya devam edeceğiz"
Denizli’de parti teşkilatıyla bir araya gelen Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Liderimizin ve arkadaşlarımızın şehadeti üzerinden 17 yıldan fazla bir zaman geçti. Bu meselede kastı ve kusuru olanlar hukuk önünde hak ettikleri cezayı alana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Denizli’de parti teşkilatıyla bir araya geldi. BBP lideri Destici, ülke gündemi,fon ve borsa soruşturması ile Denizli ekonomisindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmadaki son gelişmeleri değerlendiren Destici, "Liderimizin ve arkadaşlarımızın şehadeti üzerinden 17 yıldan fazla bir zaman geçti. Büyük Birlik Partisi olarak şehadetin ilk gününden bugüne kadar hadisenin hem hukuk önünde tarafı olarak, müdahili olarak, hem de camia olarak takipçisi olduk. Bu meselede kastı ve kusuru olanlar hukuk önünde hak ettikleri cezayı alana kadar da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Tabii bu süre zarfı içerisinde dosya 2009’dan sonra 2010’da tahmin ediyorum Malatya Özel Yetkili Savcılığı’na gönderilmişti. Orada da 2 yıldan fazla bir süre güya soruşturma yapıldı. Fakat şu anda görüyoruz ki orada soruşturmadan ziyade hadise gerçek mecrasından uzaklaştırılarak, başka hedefler gösterilerek sonuçsuz bırakılmış. İkinci operasyon dalgasında, bu işin müsebbibi olan savcılar da, avukatlar da ve diğer kesimden bazı FETÖ imaları da gözaltına alındı biliyorsunuz. Kahramanmaraş’ta, 2014 yılında dosyaya takipsizlik kararı verildi. Tabii biz itiraz ettik. 3-5 ay sonra takipsizlik kaldırıldı. Fakat 2016 yılına geldiğimizde, 15 Temmuz darbesinden yaklaşık bir ay önce, dosyaya tekrar takipsizlik kararı verildi. Biz darbeden 2 gün önce Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na takipsizliğin kaldırılıp soruşturmanın tüm yönleriyle devam etmesi için tekrar dilekçe verdik. 2 gün sonra darbe oldu. Biz 18 Temmuz’da, yani darbeden 3 gün sonra tekrar Maraş Cumhuriyet Savcılığı’na yeni bir dilekçe vererek hem olayın bu yönüyle de incelenmesini ve takipsizliğin ivedilikle kaldırılarak soruşturmanın başlayıp tamamlanmasını istedik. 2 yıl sürdü soruşturmanın tekrar başlatılması ya da takipsizliğin kaldırılması. Yani 2018’de kaldırıldı takipsizlik, hemen kaldırılmadı. Sonra 2026’ya kadar soruşturma sürdü. Haziran 2026’da Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı dosyamıza takipsizlik kararı vererek, Ankara’ya gönderdi. Bir ay sonra ilk dalga operasyonu geldi. Bu neye yönelikti? Bu helikopteri, savaş uçaklarının düşürdüğü en önemli şüphelerden bir tanesiydi, buna yönelik bir operasyondu. Daha sonra soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyonu yapıldı. Burada da bu olayın bir kaza değil de bir suikast ya da sabotaj olma ihtimalini güçlendiren şüpheler vardı. O da arama kurtarma. Yani arama kurtarmanın, helikopterin düştüğü yer bilinmesine rağmen ki şahitler var, orada değil de farklı noktalarda aranması ve çarşamba günü düşen helikopter enkazına, cenazelere cuma günü öğleden sonra ulaşıldı. Onu da arayıp bulması gerekenler değil, köylüler buldu. Şimdi işte bu ikinci dalga da bu arama kurtarmayı sekteye uğratanlara yönelik. Yine bu hadisede en önemli şüphelerden bir tanesi karbonmonoksit şüphesiydi. Karbonmonoksit incelemesinde Adli Tıp görevlileri farklı tarihlerde farklı raporlar verdiler. Bu da yine bu ikinci dalga operasyonu içerisinde var. Üçüncüsü, Malatya’da soruşturulduğu dönemde gerçek mecrasından çıkarıp da gerçek failleri ya da sorumluları göz ardı ettirenlere yönelik. İnşallah bu hadisede bütün şüphelerin ve şüphelilerin üzerine gidilecek. Hakikat, gerçek inşallah ortaya çıkarılacak, çıkacak. Bizim de beklentimiz bu" diye konuştu.

"Kimseye koruma sağlanmamalı"
Fon soruşturması hakkında da konuşan Mustafa Destici, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devlet kurumlarının yürüttüğü operasyonları takdir ettiklerini belirterek, yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi. Destici, "Adalet Bakanlığımızın çok alanda operasyonları oluyor bu dönemde. Takdir ediyoruz biz de. Nerede bir yolsuzluk, haksızlık, irtikap, suç, haksız mal edinme varsa her alanda bir neşter vuruluyor adeta. Bunları da takdir ediyoruz. İşte en son ortaya bir fon, borsa vurgunu çıktı. Şimdi biz buradan soruyoruz. Bu süreç yaklaşık 2-3 yıl devam etmiş. Bunları nasıl olmuş da hiç kimse görmemiş. Adalet Bakanlığı da başta olmak üzere devlet kurumları cesaretle bu meselelerin üstüne gidiyor. Yani hükümete, iktidara yakın olmak, milletvekili olmak, efendim büyük sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri olmak, siyasetçi olmak, birilerine yakın olmak hiçbirine koruma sağlamamalı. Çünkü burada milletin hakkı var. Kaç kişiden bahsediyoruz? Bu insanlar bir ümit olarak girmişler. Ve sonra onların paraları çekilmiş, yükseltilmiş, şişirilmiş değerler, fiyatlar var. Ve sonra birden işi bilenler, önceden haberdar olanlar yüksek kazançlara gelince bir anda paralarını çekince ne oldu? O şirketler borsada çakıldı. Ama bunları yapanlardan şu anda 50’ye yakın kişi tutuklandı ve soruşturmalar da kapsamlı bir şekilde devam ediyor. Ben sadece bunlarla sınırlı olduğunu düşünmüyorum. Çok daha sayıda bu spekülasyonun ya da manipülasyonun içinde olanlar olduğunu düşünüyorum. Ama şuna da inanıyorum; inşallah bunların hepsi ortaya çıkarılacak. Mağduriyet yaşayan vatandaşlarımızın da, özellikle küçük yatırımcıların inşallah mağduriyetleri giderilecektir" dedi.

"Denizli ekonomisi de olumsuz etkileniyor"
Denizli ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Destici, kentin sanayi, tarım, enerji, eğitim ve kültür alanlarında önemli bir merkez olduğunu söyledi. Destici, "Denizli, Ege’mizin incisi bir şehrimiz. İlçeleriyle beraber bir sanayi kenti, aynı zamanda bir tarım kenti, enerji kenti, üniversite şehri ve kültür şehri. Bütün bu özellikleriyle birlikte baktığımızda ülkemizdeki ekonomik sıkıntıların, ticari daralmanın, ekonomik ve iktisadi zorlukların Denizli’yi de olumsuz yönde etkilediğini görüyoruz. Denizli özellikle tekstil başta olmak üzere pek çok alanda Türkiye’de yüksek ihracat sağlayan illerimizin başında geliyor. Ama maalesef özellikle tekstilde Denizli başta olmak üzere İstanbul ve diğer şehirlerimizde de büyük bir gerileme görüyoruz. İşletmelerin kapandığını, fabrikaların yavaşladığını, işten çıkarmaların olduğunu görüyoruz. Bir de pek çok yatırımcının yatırımını ülke dışına, Mısır başta olmak üzere iş gücünün daha ucuz olduğu, verginin daha düşük olduğu, girdi maliyetlerinin daha düşük olduğu bazı ülkelere aktardığını görüyoruz. Bu bize ve ülkemize işsizlik olarak, ihracatın azalması olarak yansıyor. Dolayısıyla bir şehrin ekonomik olarak çürümesine neden oluyor" ifadelerini kullandı.

Denizli HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.