‘Ne kadar uyusam da dinlenemiyorum’ diyenler dikkat: Yorgunluğun 10 nedeni

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 07.09.2026 - 12:01, Güncelleme: 07.09.2026 - 11:39
 

‘Ne kadar uyusam da dinlenemiyorum’ diyenler dikkat: Yorgunluğun 10 nedeni

‘Ne kadar uyusam da dinlenemiyorum’ diyenler dikkat: Yorgunluğun 10 nedeni
Gün içerisinde yoğun tempoya bağlı olarak hissedilen yorgunluk, dinlenme ve yeterli uykuyla genellikle azalıyor. "Ancak kişi sabah uyandığında dahi kendisini bitkin hissediyor, hafta sonu dinlenmesine rağmen toparlanamıyor ve bu durum günlük yaşamını etkiliyorsa altta yatan nedenin araştırılması önem taşıyor" diyen Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, sürekli yorgunluğun 10 nedenini açıkladı.Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, yeterli uykuya rağmen geçmeyen ve günlük yaşamı etkileyen yorgunluğun basit bir halsizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, demir ve B12 vitamini eksikliğinden tiroid hastalıklarına, diyabetten uyku apnesine ve kronik hastalıklara kadar pek çok farklı nedenin araştırılması gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, "Yorgunluk tek başına bir hastalık değildir; vücudun bize verdiği önemli bir sinyal olabilir. Özellikle yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden, giderek artan veya beraberinde başka belirtilerin eşlik ettiği yorgunluğu mutlaka ciddiye almak gerekir" dedi.Yorgunluğun en sık nedenlerinden biri demir eksikliğiDemir eksikliğinin özellikle kadınlarda yorgunluğun önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Turşak, "Demir, vücudumuzda oksijenin taşınması açısından kritik bir mineraldir. Eksikliğinde kişi kendisini halsiz ve enerjisiz hissedebilir. İleri düzeyde demir eksikliği kansızlığa yol açarken, henüz kansızlık gelişmeden de yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve saç dökülmesi gibi şikâyetler görülebilir. Özellikle yoğun adet kanaması olan kadınlarda demir eksikliği açısından değerlendirme yapılması önemlidir. Demir eksikliğini de sadece beslenmeyle ilişkilendirmemek gerekir. Bunun altında yatan sorun da araştırmalıdır" şeklinde konuştu.B12 ve D vitamini eksikliği de yorgunluk yapabilirB12 vitamini eksikliğinin de halsizlik ve enerji düşüklüğüne neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, özellikle hayvansal gıdaları sınırlı tüketen kişilerde ve emilim problemi bulunan hastalarda B12 düzeylerinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi ve devam etti:"B12 eksikliğinde yorgunluğa baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık ve bazı nörolojik yakınmalar eşlik edebilir. Folat eksikliği de benzer şekilde kansızlık ve yorgunlukla kendini gösterebilir. D vitamini eksikliği de bazı kişilerde yorgunluk ve kas güçsüzlüğüyle ilişkili olabilir".Sürekli yorgunlukta tiroit de kontrol edilmeliTiroit bezinin vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonları ürettiğini hatırlatan Uzm. Dr. Turşak, "Tiroit hormonlarının yetersiz üretildiği hipotiroit de yorgunluk ve halsizlikle kendini gösterebilir. Özellikle yorgunluğa üşüme, kilo alma, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, uyku hali veya nabızda yavaşlama gibi şikâyetler eşlik ediyorsa tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir. Basit bir kan testiyle tiroid fonksiyonları hakkında önemli bilgiler elde edilebilir" dedi.Horlama ve sabah yorgun uyanma önemli bir ipucuGece yeterince uyunduğu halde sabahları dinlenememek ve gün içerisinde sürekli uyku hali yaşamanın uyku apnesinin işareti olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, "Özellikle yüksek sesle horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi, sabah baş ağrısı ve gün içinde uyuklama gibi belirtiler dikkate alınmalıdır. Uyku apnesinde kişi gece boyunca defalarca kısa süreli nefes durmaları yaşayabilir. Bu durum uykunun kalitesini ciddi şekilde bozarak kişinin sabahları yorgun kalkmasına ve gün içerisinde enerji düşüklüğü yaşamasına neden olabilir" diye konuştu.Yorgunluk bazen kan şekerinin habercisi olabilirSürekli yorgunluğun metabolik hastalıklarla da ilişkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, "Diyabetin dikkate alınmalıdır. Yorgunluğa sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo değişiklikleri veya bulanık görme gibi belirtiler eşlik ediyorsa kan şekeri mutlaka değerlendirilmelidir. Kontrolsüz yüksek kan şekeri, kişinin kendisini sürekli bitkin hissetmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı.Yeterli sıvı tüketimi gerekirYetersiz ve dengesiz beslenmenin de enerji düşüklüğünü artırabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Turşak, özellikle aşırı işlenmiş gıdalar, yüksek şeker içeren besinler ve düzensiz öğünlerin yerine sebze, meyve, baklagiller, kaliteli protein kaynakları ve tam tahıllardan zengin dengeli bir beslenme düzeninin tercih edilmesi gerektiğini; yetersiz sıvı tüketiminin de yorgunluğa neden olabileceğini belirtti.Depresyon ve stres de yorgunluğun nedeni olabilirYorgunluğun yalnızca fiziksel hastalıklarla açıklanamayacağını belirten Uzm. Dr. Turşak, "Özellikle daha önce keyif alınan aktivitelere karşı ilginin azalması, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma, konsantrasyon güçlüğü ve sürekli çökkün hissetme gibi belirtiler yorgunluğa eşlik ediyorsa ruhsal durum da değerlendirilmelidir" dedi.Eklem ağrıları ve yorgunluk birlikteyse...Bazı romatizmal hastalıkların da yorgunlukla kendini gösterebileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, özellikle sabah tutukluğu, eklem ağrısı, eklemlerde şişlik ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin eşlik ettiği yorgunluklarda romatolojik hastalıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.Böbrek hastalıkları uzun süre belirti vermeyebilirKronik böbrek hastalıklarının erken dönemlerinde belirti vermeyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Turşak, hastalık ilerledikçe halsizlik ve yorgunluğun ortaya çıkabileceğini söyledi ve ekledi: "Özellikle hipertansiyon, diyabet veya kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde böbrek fonksiyonlarının düzenli olarak kontrol edilmesi önemlidir. Yorgunluk tek başına böbrek hastalığı anlamına gelmez ancak risk faktörleri bulunan kişilerde mutlaka değerlendirilmelidir."Her yorgunluk kanser anlamına gelmez ama...Yorgunluğun toplumda en fazla endişe oluşturan nedenlerinden birinin kanser olduğunu belirten Uzm. Dr. Turşak, tek başına yorgunluğun kanser göstergesi olmadığının altını çizerek "Ancak uzun süren ve açıklanamayan yorgunluğa istemsiz kilo kaybı, açıklanamayan ateş, gece terlemesi, ele gelen bir kitle, dışkılama veya idrar alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren öksürük ya da olağandışı kanamalar gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır" diye konuştu.Yorgunluğun nedenini araştırmak gerekiyorSürekli yorgunluğun bazen basit yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelebileceğini, ancak bazı durumlarda altta yatan hastalığın erken tanısı açısından önemli bir uyarı işareti olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Turşak, sözlerini şöyle tamamladı:"Yeterince uyuduğunuz, dengeli beslendiğiniz ve dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz devam ediyorsa bunu normalleştirmeyin. Özellikle haftalar boyunca devam eden, giderek artan veya günlük yaşamınızı etkileyen yorgunluklarda hekim değerlendirmesi gerekir. Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli görülen kan testleriyle demir, B12, folat, D vitamini, tiroit fonksiyonları, kan şekeri, böbrek fonksiyonları ve diğer olası nedenler değerlendirilebilir. Burada amaç yalnızca yorgunluğu gidermek değil, yorgunluğa neden olan problemi ortaya çıkarmaktır."
‘Ne kadar uyusam da dinlenemiyorum’ diyenler dikkat: Yorgunluğun 10 nedeni
Gün içerisinde yoğun tempoya bağlı olarak hissedilen yorgunluk, dinlenme ve yeterli uykuyla genellikle azalıyor. "Ancak kişi sabah uyandığında dahi kendisini bitkin hissediyor, hafta sonu dinlenmesine rağmen toparlanamıyor ve bu durum günlük yaşamını etkiliyorsa altta yatan nedenin araştırılması önem taşıyor" diyen Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, sürekli yorgunluğun 10 nedenini açıkladı.
Medicana Ataköy Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, yeterli uykuya rağmen geçmeyen ve günlük yaşamı etkileyen yorgunluğun basit bir halsizlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, demir ve B12 vitamini eksikliğinden tiroid hastalıklarına, diyabetten uyku apnesine ve kronik hastalıklara kadar pek çok farklı nedenin araştırılması gerektiğini söyledi. Uzm. Dr. Fatma Özenç Turşak, "Yorgunluk tek başına bir hastalık değildir; vücudun bize verdiği önemli bir sinyal olabilir. Özellikle yeterli uyku ve dinlenmeye rağmen devam eden, giderek artan veya beraberinde başka belirtilerin eşlik ettiği yorgunluğu mutlaka ciddiye almak gerekir" dedi.
Yorgunluğun en sık nedenlerinden biri demir eksikliği
Demir eksikliğinin özellikle kadınlarda yorgunluğun önemli nedenlerinden biri olduğunu belirten Uzm. Dr. Turşak, "Demir, vücudumuzda oksijenin taşınması açısından kritik bir mineraldir. Eksikliğinde kişi kendisini halsiz ve enerjisiz hissedebilir. İleri düzeyde demir eksikliği kansızlığa yol açarken, henüz kansızlık gelişmeden de yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü ve saç dökülmesi gibi şikâyetler görülebilir. Özellikle yoğun adet kanaması olan kadınlarda demir eksikliği açısından değerlendirme yapılması önemlidir. Demir eksikliğini de sadece beslenmeyle ilişkilendirmemek gerekir. Bunun altında yatan sorun da araştırmalıdır" şeklinde konuştu.
B12 ve D vitamini eksikliği de yorgunluk yapabilir
B12 vitamini eksikliğinin de halsizlik ve enerji düşüklüğüne neden olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, özellikle hayvansal gıdaları sınırlı tüketen kişilerde ve emilim problemi bulunan hastalarda B12 düzeylerinin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi ve devam etti:
"B12 eksikliğinde yorgunluğa baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık ve bazı nörolojik yakınmalar eşlik edebilir. Folat eksikliği de benzer şekilde kansızlık ve yorgunlukla kendini gösterebilir. D vitamini eksikliği de bazı kişilerde yorgunluk ve kas güçsüzlüğüyle ilişkili olabilir".
Sürekli yorgunlukta tiroit de kontrol edilmeli
Tiroit bezinin vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonları ürettiğini hatırlatan Uzm. Dr. Turşak, "Tiroit hormonlarının yetersiz üretildiği hipotiroit de yorgunluk ve halsizlikle kendini gösterebilir. Özellikle yorgunluğa üşüme, kilo alma, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, uyku hali veya nabızda yavaşlama gibi şikâyetler eşlik ediyorsa tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekir. Basit bir kan testiyle tiroid fonksiyonları hakkında önemli bilgiler elde edilebilir" dedi.
Horlama ve sabah yorgun uyanma önemli bir ipucu
Gece yeterince uyunduğu halde sabahları dinlenememek ve gün içerisinde sürekli uyku hali yaşamanın uyku apnesinin işareti olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, "Özellikle yüksek sesle horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi, sabah baş ağrısı ve gün içinde uyuklama gibi belirtiler dikkate alınmalıdır. Uyku apnesinde kişi gece boyunca defalarca kısa süreli nefes durmaları yaşayabilir. Bu durum uykunun kalitesini ciddi şekilde bozarak kişinin sabahları yorgun kalkmasına ve gün içerisinde enerji düşüklüğü yaşamasına neden olabilir" diye konuştu.
Yorgunluk bazen kan şekerinin habercisi olabilir
Sürekli yorgunluğun metabolik hastalıklarla da ilişkili olabileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, "Diyabetin dikkate alınmalıdır. Yorgunluğa sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo değişiklikleri veya bulanık görme gibi belirtiler eşlik ediyorsa kan şekeri mutlaka değerlendirilmelidir. Kontrolsüz yüksek kan şekeri, kişinin kendisini sürekli bitkin hissetmesine neden olabilir" ifadelerini kullandı.
Yeterli sıvı tüketimi gerekir
Yetersiz ve dengesiz beslenmenin de enerji düşüklüğünü artırabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Turşak, özellikle aşırı işlenmiş gıdalar, yüksek şeker içeren besinler ve düzensiz öğünlerin yerine sebze, meyve, baklagiller, kaliteli protein kaynakları ve tam tahıllardan zengin dengeli bir beslenme düzeninin tercih edilmesi gerektiğini; yetersiz sıvı tüketiminin de yorgunluğa neden olabileceğini belirtti.
Depresyon ve stres de yorgunluğun nedeni olabilir
Yorgunluğun yalnızca fiziksel hastalıklarla açıklanamayacağını belirten Uzm. Dr. Turşak, "Özellikle daha önce keyif alınan aktivitelere karşı ilginin azalması, isteksizlik, uyku düzeninde bozulma, konsantrasyon güçlüğü ve sürekli çökkün hissetme gibi belirtiler yorgunluğa eşlik ediyorsa ruhsal durum da değerlendirilmelidir" dedi.
Eklem ağrıları ve yorgunluk birlikteyse...
Bazı romatizmal hastalıkların da yorgunlukla kendini gösterebileceğini belirten Uzm. Dr. Turşak, özellikle sabah tutukluğu, eklem ağrısı, eklemlerde şişlik ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin eşlik ettiği yorgunluklarda romatolojik hastalıkların göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Böbrek hastalıkları uzun süre belirti vermeyebilir
Kronik böbrek hastalıklarının erken dönemlerinde belirti vermeyebileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Turşak, hastalık ilerledikçe halsizlik ve yorgunluğun ortaya çıkabileceğini söyledi ve ekledi: "Özellikle hipertansiyon, diyabet veya kalp-damar hastalığı bulunan kişilerde böbrek fonksiyonlarının düzenli olarak kontrol edilmesi önemlidir. Yorgunluk tek başına böbrek hastalığı anlamına gelmez ancak risk faktörleri bulunan kişilerde mutlaka değerlendirilmelidir."
Her yorgunluk kanser anlamına gelmez ama...
Yorgunluğun toplumda en fazla endişe oluşturan nedenlerinden birinin kanser olduğunu belirten Uzm. Dr. Turşak, tek başına yorgunluğun kanser göstergesi olmadığının altını çizerek "Ancak uzun süren ve açıklanamayan yorgunluğa istemsiz kilo kaybı, açıklanamayan ateş, gece terlemesi, ele gelen bir kitle, dışkılama veya idrar alışkanlıklarında değişiklik, uzun süren öksürük ya da olağandışı kanamalar gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır" diye konuştu.
Yorgunluğun nedenini araştırmak gerekiyor
Sürekli yorgunluğun bazen basit yaşam tarzı değişiklikleriyle düzelebileceğini, ancak bazı durumlarda altta yatan hastalığın erken tanısı açısından önemli bir uyarı işareti olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Turşak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yeterince uyuduğunuz, dengeli beslendiğiniz ve dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz devam ediyorsa bunu normalleştirmeyin. Özellikle haftalar boyunca devam eden, giderek artan veya günlük yaşamınızı etkileyen yorgunluklarda hekim değerlendirmesi gerekir. Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli görülen kan testleriyle demir, B12, folat, D vitamini, tiroit fonksiyonları, kan şekeri, böbrek fonksiyonları ve diğer olası nedenler değerlendirilebilir. Burada amaç yalnızca yorgunluğu gidermek değil, yorgunluğa neden olan problemi ortaya çıkarmaktır."

İstanbul HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.