Uzmanı, meme kanseri tedavisinin ardından uygulanan işlemi anlattı

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 06.10.2026 - 19:31, Güncelleme: 06.10.2026 - 18:12
 

Uzmanı, meme kanseri tedavisinin ardından uygulanan işlemi anlattı

Uzmanı, meme kanseri tedavisinin ardından uygulanan işlemi anlattı
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. İlker Altundağ, meme kanseri tedavisinin ardından uygulanan rekonstrüksiyon işleminin yalnızca estetik değil, hastanın beden bütünlüğünü yeniden kazanması açısından önemli olduğunu belirterek, "Her hastaya uygulanacak tek bir yöntem yoktur" dedi.Meme kanseri tedavisinde bazı hastalarda memenin tamamının alınması gerekebiliyor. Kanser tedavisinin ardından ortaya çıkan meme kaybı ise yalnızca fiziksel görünümü değil, hastanın beden algısını ve özgüvenini de olumsuz etkileyebiliyor. Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. İlker Altundağ, meme onarımının yalnızca estetik bir operasyon olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, "Meme rekonstrüksiyonu yalnızca estetik bir işlem değildir. Amaç, hastanın beden bütünlüğünü yeniden kazanmasına yardımcı olmaktır. Önce sağlık gelir, sonrasında ameliyat sonrası yeniden kendiniz gibi hissetmeniz" diye konuştu."Her hastaya uygulanacak tek bir yöntem yok"Meme rekonstrüksiyonunun farklı yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini aktaran Dr. Altundağ, "Bazı hastalarda silikon protezlerden yararlanılırken, bazı hastalarda kişinin kendi vücudundan alınan cilt ve yağ dokuları kullanılır. Karın, sırt, uyluk veya kalça gibi farklı bölgeler uygun hastalarda doku kaynağı olabilir. Mikrocerrahi gerektiren DIEP gibi yöntemlerde ise karın bölgesindeki cilt ve yağ dokusu, damarlarıyla birlikte alınarak göğüs bölgesindeki uygun damarlara mikroskop altında bağlanabilir" ifadelerini kullandı."Hastanın durumu uygulanacak yöntemi belirliyor"Hastaların en çok merak ettiği konulardan birinin meme onarımının zamanlaması olduğunu belirten Dr. Altundağ, sürecin hastanın durumuna göre şekillendiğini söyledi. Uygun hastalarda mastektomi ile rekonstrüksiyonun aynı ameliyatta yapılabildiğini, bazı durumlarda ise onarımın ertelenmesinin daha doğru olabileceğini aktaran Altundağ, "Özellikle radyoterapi gibi ek tedavilerin planlandığı durumlarda rekonstrüksiyonun zamanlaması ve kullanılacak yöntem dikkatle değerlendirilir. Ancak gecikmiş rekonstrüksiyon söz konusu olduğunda da ’artık çok geç’ diye bir düşünce doğru değildir. Meme rekonstrüksiyonunun son kullanma tarihi yoktur. Mastektomiden aylar hatta yıllar sonra bile uygun hastalarda meme rekonstrüksiyonu gerçekleştirilebilir" dedi."Amaç yalnızca yeni bir meme yapmak değil"Meme onarımında diğer memeyle uyumun önemine değinen Dr. Altundağ, "Meme rekonstrüksiyonunu yalnızca ’bir memenin yeniden yapılması’ olarak değerlendirmemek gerekir. Yeni oluşturulan memenin diğer meme ile boyut, şekil ve konum açısından uyumlu olması da önemlidir. Gerektiğinde karşı memeye küçültme, dikleştirme veya hacim düzenleme gibi işlemler uygulanabilir" şeklinde konuştu.Rekonstrüksiyonun ilerleyen aşamalarında meme başı ve areolanın da yeniden oluşturulabildiğini belirten Altundağ, gerekli durumlarda küçük kontur düzensizlikleri ve asimetrileri gidermek için yağ enjeksiyonundan faydalanılabildiğini aktardı."Onkolojik güvenlik her şeyden önce gelir"Tedavi sürecinde onkolojik güvenliğin öncelikli olduğunu vurgulayan Dr. Altundağ, "Meme rekonstrüksiyonunda en önemli prensip, onkolojik güvenliğin her şeyden önce gelmesidir. Plastik cerrahi ve meme cerrahisinin birlikte çalışması bu nedenle büyük önem taşır. Genel cerrah, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu ve plastik cerrahın hastanın tedavi planını birlikte değerlendirmesi hem kanser tedavisinin hem de rekonstrüksiyonun doğru zamanda ve doğru şekilde planlanmasına yardımcı olur" ifadelerini kullandı."Her kadın rekonstrüksiyon yaptırmak zorunda değil"Meme rekonstrüksiyonunun bir zorunluluk olmadığını hatırlatan Dr. Altundağ, "Her kadın için doğru veya gerekli olan tek seçenek değil. Bazı kadınlar meme rekonstrüksiyonu yaptırmak istemeyebilir. Bazıları dış protez kullanmayı tercih edebilir. Önemli olan hastanın tüm seçenekler hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olması ve kendi bedeniyle ilgili kararı bilinçli şekilde verebilmesi. Erken tanı ve doğru tedavi kadar, tedavi sonrasındaki yaşam kalitesinin de önemli olduğunu hatırlamalıyız. Çünkü meme kanseri tedavisi, yalnızca hastalığı tedavi etmekten değil; kadının hayatına mümkün olduğunca güçlü ve sağlıklı bir şekilde devam edebilmesini sağlamaktan geçer" dedi.
Uzmanı, meme kanseri tedavisinin ardından uygulanan işlemi anlattı
Acıbadem Eskişehir Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. İlker Altundağ, meme kanseri tedavisinin ardından uygulanan rekonstrüksiyon işleminin yalnızca estetik değil, hastanın beden bütünlüğünü yeniden kazanması açısından önemli olduğunu belirterek, "Her hastaya uygulanacak tek bir yöntem yoktur" dedi.
Meme kanseri tedavisinde bazı hastalarda memenin tamamının alınması gerekebiliyor. Kanser tedavisinin ardından ortaya çıkan meme kaybı ise yalnızca fiziksel görünümü değil, hastanın beden algısını ve özgüvenini de olumsuz etkileyebiliyor. Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Dr. İlker Altundağ, meme onarımının yalnızca estetik bir operasyon olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek, "Meme rekonstrüksiyonu yalnızca estetik bir işlem değildir. Amaç, hastanın beden bütünlüğünü yeniden kazanmasına yardımcı olmaktır. Önce sağlık gelir, sonrasında ameliyat sonrası yeniden kendiniz gibi hissetmeniz" diye konuştu.

"Her hastaya uygulanacak tek bir yöntem yok"
Meme rekonstrüksiyonunun farklı yöntemlerle gerçekleştirilebildiğini aktaran Dr. Altundağ, "Bazı hastalarda silikon protezlerden yararlanılırken, bazı hastalarda kişinin kendi vücudundan alınan cilt ve yağ dokuları kullanılır. Karın, sırt, uyluk veya kalça gibi farklı bölgeler uygun hastalarda doku kaynağı olabilir. Mikrocerrahi gerektiren DIEP gibi yöntemlerde ise karın bölgesindeki cilt ve yağ dokusu, damarlarıyla birlikte alınarak göğüs bölgesindeki uygun damarlara mikroskop altında bağlanabilir" ifadelerini kullandı.

"Hastanın durumu uygulanacak yöntemi belirliyor"
Hastaların en çok merak ettiği konulardan birinin meme onarımının zamanlaması olduğunu belirten Dr. Altundağ, sürecin hastanın durumuna göre şekillendiğini söyledi. Uygun hastalarda mastektomi ile rekonstrüksiyonun aynı ameliyatta yapılabildiğini, bazı durumlarda ise onarımın ertelenmesinin daha doğru olabileceğini aktaran Altundağ, "Özellikle radyoterapi gibi ek tedavilerin planlandığı durumlarda rekonstrüksiyonun zamanlaması ve kullanılacak yöntem dikkatle değerlendirilir. Ancak gecikmiş rekonstrüksiyon söz konusu olduğunda da ’artık çok geç’ diye bir düşünce doğru değildir. Meme rekonstrüksiyonunun son kullanma tarihi yoktur. Mastektomiden aylar hatta yıllar sonra bile uygun hastalarda meme rekonstrüksiyonu gerçekleştirilebilir" dedi.

"Amaç yalnızca yeni bir meme yapmak değil"
Meme onarımında diğer memeyle uyumun önemine değinen Dr. Altundağ, "Meme rekonstrüksiyonunu yalnızca ’bir memenin yeniden yapılması’ olarak değerlendirmemek gerekir. Yeni oluşturulan memenin diğer meme ile boyut, şekil ve konum açısından uyumlu olması da önemlidir. Gerektiğinde karşı memeye küçültme, dikleştirme veya hacim düzenleme gibi işlemler uygulanabilir" şeklinde konuştu.
Rekonstrüksiyonun ilerleyen aşamalarında meme başı ve areolanın da yeniden oluşturulabildiğini belirten Altundağ, gerekli durumlarda küçük kontur düzensizlikleri ve asimetrileri gidermek için yağ enjeksiyonundan faydalanılabildiğini aktardı.

"Onkolojik güvenlik her şeyden önce gelir"
Tedavi sürecinde onkolojik güvenliğin öncelikli olduğunu vurgulayan Dr. Altundağ, "Meme rekonstrüksiyonunda en önemli prensip, onkolojik güvenliğin her şeyden önce gelmesidir. Plastik cerrahi ve meme cerrahisinin birlikte çalışması bu nedenle büyük önem taşır. Genel cerrah, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu ve plastik cerrahın hastanın tedavi planını birlikte değerlendirmesi hem kanser tedavisinin hem de rekonstrüksiyonun doğru zamanda ve doğru şekilde planlanmasına yardımcı olur" ifadelerini kullandı.

"Her kadın rekonstrüksiyon yaptırmak zorunda değil"
Meme rekonstrüksiyonunun bir zorunluluk olmadığını hatırlatan Dr. Altundağ, "Her kadın için doğru veya gerekli olan tek seçenek değil. Bazı kadınlar meme rekonstrüksiyonu yaptırmak istemeyebilir. Bazıları dış protez kullanmayı tercih edebilir. Önemli olan hastanın tüm seçenekler hakkında doğru ve yeterli bilgiye sahip olması ve kendi bedeniyle ilgili kararı bilinçli şekilde verebilmesi. Erken tanı ve doğru tedavi kadar, tedavi sonrasındaki yaşam kalitesinin de önemli olduğunu hatırlamalıyız. Çünkü meme kanseri tedavisi, yalnızca hastalığı tedavi etmekten değil; kadının hayatına mümkün olduğunca güçlü ve sağlıklı bir şekilde devam edebilmesini sağlamaktan geçer" dedi.

Eskişehir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.