Kendi çocukluğumuzu gözden geçirirken, kendi yetiştirdiğimiz çocuklarımızın tuhaf hareketleri bizleri tedirgin ettiğini anlamak çok zor...
Biz çocukken, annemiz babamız kıyafetlerimizi çarşıdan alır getirir biz de büyük bir memnuniyetle onları sorgulamadan heveslenerek giyerdik...
Şimdi gidip, koskoca AVM'leri ve çarşı pazarı altüst edip, kıyafet bulamaz hale geldiler. Hadi diyelim buldular.!
Neden sevinmiyorlar?
Çünkü: Z kuşağı saçmalığı.
Memnuniyet ve mutluluk sıfır.
Doyumsuzluk arşa yükseliyor...
Z kuşağını biz yetiştirdik;
Ama bizim gibi değiller diye şimdi de veryansın ediyoruz...
Kahvaltıya otururlar, serpme kahvaltı önlerinde memnun olmazlar.
Peynirin, çikolatanın markasını sorgularken,
Türk mutfağı yemek kültürümüzü de beğenmez oldular...
Bu duruma üzülmemek elde değil...
Bizim çocuklugumuzla bu kuşağı karşılaştırma yapıyorum da aramızda büyük uçurumlar olduğu bariz olarak görülmektedir...
Bu bir kuşak çatışması değil, bir neslin yok oluş çığlıklarıdır..
Ne diyelim kendimiz ettik kendimiz bulduk...
Keşke teknoloji bizi bu kadar esir almasaydı.
Keşke bu kadar konforlu yaşamasaydık ve aramızda ki uçurum bu kadar açılmasaydı.
Yoksa bu kuşakla bazı şeyleri aşmamız kolay olmadığı gibi,
Onlara bazı şeyleri anlatmakda da zorlanıyoruz...
Tabi ki; İstisnalar mutlaka vardır. Fakat onlar da kaideyi bozmuyor.
Ne diyelim;
Allah sonumuzu hayretsin.
