Emzirme sadece bebeği değil, annenin sağlığını da koruyor

SAĞLIK (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 01.08.2026 - 12:00, Güncelleme: 01.08.2026 - 11:45
 

Emzirme sadece bebeği değil, annenin sağlığını da koruyor

Emzirme sadece bebeği değil, annenin sağlığını da koruyor
Emzirme sadece bebeklerin sağlıklı büyümesine katkı sağlamıyor, annelerin de fiziksel ve ruhsal sağlığını destekliyor. Uzmanlar, emzirmenin birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunduğunu vurguluyor.Emzirme; meme, rahim ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor, doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırıyor ve annenin psikolojik dayanıklılığını artırıyor. Anne sütü, bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimi için en değerli besin kaynağı olmasının yanı sıra, annelerin uzun vadeli sağlıklarını koruyan önemli bir biyolojik süreç olarak da öne çıkıyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadir Cömert, emzirmenin hem fiziksel hem de ruhsal açıdan anneye çok yönlü katkılar sunduğunu belirterek, emzirmenin yalnızca bebeğin değil, annenin yaşam kalitesini de olumlu yönde etkilediğini söyledi.Medicana Sivas Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadir Cömert Op. Dr. Cömert, "Emzirme, anne ile bebek arasında güçlü ve güven temelli bir bağ kurulmasını sağlar. Bunun yanında annenin doğum sonrası toparlanmasını hızlandırır, birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösterir ve psikolojik iyilik halini destekler. Bu nedenle emzirme, hem bebek hem de anne sağlığı açısından vazgeçilmez bir süreçtir" dedi.Emzirme, annenin ruh sağlığını da destekliyorDoğum sonrası dönemin anneler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nadir Cömert, emzirmenin stres yönetimine de önemli katkılar sağladığını belirtti. "Yapılan araştırmalar, emziren annelerde stres hormonları olarak bilinen kortizol ve adrenalin düzeylerinin emzirmeyen annelere göre anlamlı ölçüde daha düşük olduğunu göstermektedir. Bu hormonal değişim, annenin stres karşısında daha sakin tepkiler vermesine, kendini daha huzurlu hissetmesine ve bebeğiyle kurduğu duygusal bağın güçlenmesine katkı sağlar" ifadelerini kullandı."Kanser riskini azaltıyor, kemikleri koruyor"Emzirmenin uzun vadede kadın sağlığı üzerinde önemli koruyucu etkileri bulunduğunu vurgulayan Op. Dr. Cömert, özellikle bazı kanser türlerine karşı sağladığı koruyucu etkiye dikkat çekti: "Emzirme döneminde östrojen hormonunun düşük seviyelerde seyretmesi, meme kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Araştırmalar, özellikle 30 yaşından önce doğum yapan ve en az bir yıl emziren kadınlarda yumurtalık kanseri görülme riskinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca emzirme sürecinde kemik yapımını destekleyen biyolojik mekanizmalar aktive olurken, kemik yıkımını gösteren belirteçlerde azalma görülmektedir. Bu durum ilerleyen yaşlarda kemik erimesi riskinin düşmesine katkı sağlamaktadır.""Doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırıyor"Emzirmenin doğum sonrasında annenin vücudunun toparlanmasını da desteklediğini belirten Op. Dr. Cömert, şu bilgileri paylaştı, "Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu rahmin kasılmasını sağlayarak doğum sonrası kanamayı azaltır ve rahmin daha kısa sürede eski haline dönmesine yardımcı olur. Kanamanın azalması, uzun vadede kansızlık, halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi sorunların daha az görülmesini sağlar. Bu nedenle emzirme, doğum sonrası iyileşme sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilmelidir.""Hamilelik kilolarının verilmesini kolaylaştırıyor"Emzirmenin metabolizma üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Op. Dr. Nadir Cömert, emziren annelerin günlük enerji ihtiyacının yaklaşık 500 kalori arttığını belirterek şöyle konuştu,"Bu enerji ihtiyacının bir bölümü besinlerden karşılanırken, önemli bir kısmı gebelik döneminde depolanan yağlardan sağlanır. Böylece anneler doğum sonrası dönemde gebelikte aldıkları kiloları daha kolay verebilir. Düzenli emzirmenin, uygun şartlar sağlandığında doğumdan sonraki ilk haftalarda doğal aile planlamasına da katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Ancak gebelikten korunma konusunda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılması gerekir.""İlk altı ay yalnızca anne sütü öneriliyor"Op. Dr. Nadir Cömert, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine de dikkat çekerek, bebeklerin yaşamın ilk altı ayında yalnızca anne sütüyle beslenmesinin, sonrasında ise uygun ek gıdalarla birlikte emzirmenin iki yaş ve üzerine kadar sürdürülmesinin hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli faydalar sağladığını ifade etti.
Emzirme sadece bebeği değil, annenin sağlığını da koruyor
Emzirme sadece bebeklerin sağlıklı büyümesine katkı sağlamıyor, annelerin de fiziksel ve ruhsal sağlığını destekliyor. Uzmanlar, emzirmenin birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi bulunduğunu vurguluyor.
Emzirme; meme, rahim ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor, doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırıyor ve annenin psikolojik dayanıklılığını artırıyor. Anne sütü, bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimi için en değerli besin kaynağı olmasının yanı sıra, annelerin uzun vadeli sağlıklarını koruyan önemli bir biyolojik süreç olarak da öne çıkıyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadir Cömert, emzirmenin hem fiziksel hem de ruhsal açıdan anneye çok yönlü katkılar sunduğunu belirterek, emzirmenin yalnızca bebeğin değil, annenin yaşam kalitesini de olumlu yönde etkilediğini söyledi.
Medicana Sivas Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nadir Cömert Op. Dr. Cömert, "Emzirme, anne ile bebek arasında güçlü ve güven temelli bir bağ kurulmasını sağlar. Bunun yanında annenin doğum sonrası toparlanmasını hızlandırır, birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösterir ve psikolojik iyilik halini destekler. Bu nedenle emzirme, hem bebek hem de anne sağlığı açısından vazgeçilmez bir süreçtir" dedi.
Emzirme, annenin ruh sağlığını da destekliyor
Doğum sonrası dönemin anneler için hem fiziksel hem de duygusal açıdan hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nadir Cömert, emzirmenin stres yönetimine de önemli katkılar sağladığını belirtti. "Yapılan araştırmalar, emziren annelerde stres hormonları olarak bilinen kortizol ve adrenalin düzeylerinin emzirmeyen annelere göre anlamlı ölçüde daha düşük olduğunu göstermektedir. Bu hormonal değişim, annenin stres karşısında daha sakin tepkiler vermesine, kendini daha huzurlu hissetmesine ve bebeğiyle kurduğu duygusal bağın güçlenmesine katkı sağlar" ifadelerini kullandı.
"Kanser riskini azaltıyor, kemikleri koruyor"
Emzirmenin uzun vadede kadın sağlığı üzerinde önemli koruyucu etkileri bulunduğunu vurgulayan Op. Dr. Cömert, özellikle bazı kanser türlerine karşı sağladığı koruyucu etkiye dikkat çekti: "Emzirme döneminde östrojen hormonunun düşük seviyelerde seyretmesi, meme kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Araştırmalar, özellikle 30 yaşından önce doğum yapan ve en az bir yıl emziren kadınlarda yumurtalık kanseri görülme riskinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca emzirme sürecinde kemik yapımını destekleyen biyolojik mekanizmalar aktive olurken, kemik yıkımını gösteren belirteçlerde azalma görülmektedir. Bu durum ilerleyen yaşlarda kemik erimesi riskinin düşmesine katkı sağlamaktadır."
"Doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırıyor"
Emzirmenin doğum sonrasında annenin vücudunun toparlanmasını da desteklediğini belirten Op. Dr. Cömert, şu bilgileri paylaştı, "Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu rahmin kasılmasını sağlayarak doğum sonrası kanamayı azaltır ve rahmin daha kısa sürede eski haline dönmesine yardımcı olur. Kanamanın azalması, uzun vadede kansızlık, halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi sorunların daha az görülmesini sağlar. Bu nedenle emzirme, doğum sonrası iyileşme sürecinin doğal bir parçası olarak değerlendirilmelidir."
"Hamilelik kilolarının verilmesini kolaylaştırıyor"
Emzirmenin metabolizma üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Op. Dr. Nadir Cömert, emziren annelerin günlük enerji ihtiyacının yaklaşık 500 kalori arttığını belirterek şöyle konuştu,"Bu enerji ihtiyacının bir bölümü besinlerden karşılanırken, önemli bir kısmı gebelik döneminde depolanan yağlardan sağlanır. Böylece anneler doğum sonrası dönemde gebelikte aldıkları kiloları daha kolay verebilir. Düzenli emzirmenin, uygun şartlar sağlandığında doğumdan sonraki ilk haftalarda doğal aile planlamasına da katkı sağlayabileceği bilinmektedir. Ancak gebelikten korunma konusunda mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılması gerekir."
"İlk altı ay yalnızca anne sütü öneriliyor"
Op. Dr. Nadir Cömert, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerine de dikkat çekerek, bebeklerin yaşamın ilk altı ayında yalnızca anne sütüyle beslenmesinin, sonrasında ise uygun ek gıdalarla birlikte emzirmenin iki yaş ve üzerine kadar sürdürülmesinin hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemli faydalar sağladığını ifade etti.

Sivas HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.