Geleceği tehdit eden sessiz tehlike: ’Çocukluk çağı obezitesi’
SAĞLIK
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
10.07.2026 - 13:01, Güncelleme:
10.07.2026 - 12:36
Geleceği tehdit eden sessiz tehlike: ’Çocukluk çağı obezitesi’
Geleceği tehdit eden sessiz tehlike: ’Çocukluk çağı obezitesi’
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, çocukluk çağı obezitesinin yetişkinlikte kronik hastalıklara davetiye çıkaran sessiz bir tehlike olduğunu belirterek ebeveynlere kritik uyarılarda bulundu. Obeziteyle mücadelede katı diyetlerin ve yasakların çözüm olmadığını vurgulayan Özdemir, ailelerin çocuklarına doğru beslenme ve hareketli yaşam konusunda doğru birer rol model olması gerektiğini ifade etti.İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, günümüzde görülme sıklığı giderek artan çocukluk çağı obezitesinin geleceği şekillendiren "sessiz bir tehlike" olduğuna dikkat çekerek ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu. Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca vücut ağırlığının fazlalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Buse Uzun Özdemir, bu durumun çocukların hem bugünkü sağlıklarını hem de yetişkinlik dönemindeki yaşamlarını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı."Obezitede tek suçlu genler değil"Obeziteyi vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlayan Dyt. Özdemir, çocukluk döneminde gelişen obezitede genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de büyük rol oynadığının altını çizdi. Dyt. Özdemir, "Enerji yoğun, besin değeri düşük besinlerin sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran karşısında geçirilen sürenin artması bu sorunun en önemli nedenleri arasında yer alıyor" dedi."Büyüyen sadece beden değil, riskler"Obezitenin, çocuğun yalnızca dış görünüşünü etkilemekle kalmadığına işaret eden Dyt. Özdemir, "Çocukluk döneminde obez olan bireylerin önemli bir kısmı yetişkinlikte de obez olmaya devam etmektedir. Bunun sonucunda tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalıkların görülme riski artmaktadır. Ayrıca obezite yalnızca fiziksel sağlığı değil; özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkilere neden olabilmektedir" ifadelerini kullandı."Yasaklarla değil, doğru alışkanlıklarla savaşın"Çocukları obeziteden korumak için beslenmede yasaklardan çok doğru alışkanlıkların oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Dyt. Özdemir, şunları kaydetti:"Kahvaltının atlanmaması, öğün düzeninin korunması, her gün yeterli sebze ve meyve tüketilmesi, tam tahılların tercih edilmesi, yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri ile kaliteli protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesi sağlıklı büyüme ve gelişmenin temelini oluşturur. Beslenmenin yanında hareketli bir yaşam da çocuk sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır.""Çocuklar sözleri değil, ayak izlerini takip eder"Bu süreçte en büyük görevin ailelere düştüğünü hatırlatan Dyt. Buse Uzun Özdemir, sağlıklı beslenmenin ailece benimsenen bir yaşam biçimi olduğunda kalıcı hale geleceğini belirtti. Özdemir sözlerini şöyle tamamladı:"Çocuklar söylenenden çok gördüklerini uygularlar. Evde sebze tüketmeyen, sürekli hazır gıda tercih eden veya hareketsiz bir yaşam süren ebeveynlerin çocuklarından farklı davranmalarını beklemek gerçekçi değildir. Hiçbir çocuk tek başına sağlıklı beslenmeyi öğrenmez. Bu süreçte aile, okul ve sağlık profesyonellerinin iş birliği büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocuklarımıza katı diyetler değil, doğru beslenme alışkanlıkları kazandıralım. Çünkü sağlıklı bir gelecek, çocuklukta atılan küçük ama doğru adımlarla başlar."
Geleceği tehdit eden sessiz tehlike: ’Çocukluk çağı obezitesi’
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, çocukluk çağı obezitesinin yetişkinlikte kronik hastalıklara davetiye çıkaran sessiz bir tehlike olduğunu belirterek ebeveynlere kritik uyarılarda bulundu. Obeziteyle mücadelede katı diyetlerin ve yasakların çözüm olmadığını vurgulayan Özdemir, ailelerin çocuklarına doğru beslenme ve hareketli yaşam konusunda doğru birer rol model olması gerektiğini ifade etti.
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, günümüzde görülme sıklığı giderek artan çocukluk çağı obezitesinin geleceği şekillendiren "sessiz bir tehlike" olduğuna dikkat çekerek ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu. Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca vücut ağırlığının fazlalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Buse Uzun Özdemir, bu durumun çocukların hem bugünkü sağlıklarını hem de yetişkinlik dönemindeki yaşamlarını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
"Obezitede tek suçlu genler değil"
Obeziteyi vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlayan Dyt. Özdemir, çocukluk döneminde gelişen obezitede genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de büyük rol oynadığının altını çizdi. Dyt. Özdemir, "Enerji yoğun, besin değeri düşük besinlerin sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran karşısında geçirilen sürenin artması bu sorunun en önemli nedenleri arasında yer alıyor" dedi.
"Büyüyen sadece beden değil, riskler"
Obezitenin, çocuğun yalnızca dış görünüşünü etkilemekle kalmadığına işaret eden Dyt. Özdemir, "Çocukluk döneminde obez olan bireylerin önemli bir kısmı yetişkinlikte de obez olmaya devam etmektedir. Bunun sonucunda tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalıkların görülme riski artmaktadır. Ayrıca obezite yalnızca fiziksel sağlığı değil; özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkilere neden olabilmektedir" ifadelerini kullandı.
"Yasaklarla değil, doğru alışkanlıklarla savaşın"
Çocukları obeziteden korumak için beslenmede yasaklardan çok doğru alışkanlıkların oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Dyt. Özdemir, şunları kaydetti:
"Kahvaltının atlanmaması, öğün düzeninin korunması, her gün yeterli sebze ve meyve tüketilmesi, tam tahılların tercih edilmesi, yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri ile kaliteli protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesi sağlıklı büyüme ve gelişmenin temelini oluşturur. Beslenmenin yanında hareketli bir yaşam da çocuk sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır."
"Çocuklar sözleri değil, ayak izlerini takip eder"
Bu süreçte en büyük görevin ailelere düştüğünü hatırlatan Dyt. Buse Uzun Özdemir, sağlıklı beslenmenin ailece benimsenen bir yaşam biçimi olduğunda kalıcı hale geleceğini belirtti. Özdemir sözlerini şöyle tamamladı:
"Çocuklar söylenenden çok gördüklerini uygularlar. Evde sebze tüketmeyen, sürekli hazır gıda tercih eden veya hareketsiz bir yaşam süren ebeveynlerin çocuklarından farklı davranmalarını beklemek gerçekçi değildir. Hiçbir çocuk tek başına sağlıklı beslenmeyi öğrenmez. Bu süreçte aile, okul ve sağlık profesyonellerinin iş birliği büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocuklarımıza katı diyetler değil, doğru beslenme alışkanlıkları kazandıralım. Çünkü sağlıklı bir gelecek, çocuklukta atılan küçük ama doğru adımlarla başlar."
İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, günümüzde görülme sıklığı giderek artan çocukluk çağı obezitesinin geleceği şekillendiren "sessiz bir tehlike" olduğuna dikkat çekerek ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu. Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca vücut ağırlığının fazlalığı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Buse Uzun Özdemir, bu durumun çocukların hem bugünkü sağlıklarını hem de yetişkinlik dönemindeki yaşamlarını etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.
"Obezitede tek suçlu genler değil"
Obeziteyi vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlayan Dyt. Özdemir, çocukluk döneminde gelişen obezitede genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörlerin de büyük rol oynadığının altını çizdi. Dyt. Özdemir, "Enerji yoğun, besin değeri düşük besinlerin sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran karşısında geçirilen sürenin artması bu sorunun en önemli nedenleri arasında yer alıyor" dedi.
"Büyüyen sadece beden değil, riskler"
Obezitenin, çocuğun yalnızca dış görünüşünü etkilemekle kalmadığına işaret eden Dyt. Özdemir, "Çocukluk döneminde obez olan bireylerin önemli bir kısmı yetişkinlikte de obez olmaya devam etmektedir. Bunun sonucunda tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması, kalp ve damar hastalıkları gibi kronik hastalıkların görülme riski artmaktadır. Ayrıca obezite yalnızca fiziksel sağlığı değil; özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkilere neden olabilmektedir" ifadelerini kullandı.
"Yasaklarla değil, doğru alışkanlıklarla savaşın"
Çocukları obeziteden korumak için beslenmede yasaklardan çok doğru alışkanlıkların oluşturulması gerektiğine dikkat çeken Dyt. Özdemir, şunları kaydetti:
"Kahvaltının atlanmaması, öğün düzeninin korunması, her gün yeterli sebze ve meyve tüketilmesi, tam tahılların tercih edilmesi, yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri ile kaliteli protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesi sağlıklı büyüme ve gelişmenin temelini oluşturur. Beslenmenin yanında hareketli bir yaşam da çocuk sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır."
"Çocuklar sözleri değil, ayak izlerini takip eder"
Bu süreçte en büyük görevin ailelere düştüğünü hatırlatan Dyt. Buse Uzun Özdemir, sağlıklı beslenmenin ailece benimsenen bir yaşam biçimi olduğunda kalıcı hale geleceğini belirtti. Özdemir sözlerini şöyle tamamladı:
"Çocuklar söylenenden çok gördüklerini uygularlar. Evde sebze tüketmeyen, sürekli hazır gıda tercih eden veya hareketsiz bir yaşam süren ebeveynlerin çocuklarından farklı davranmalarını beklemek gerçekçi değildir. Hiçbir çocuk tek başına sağlıklı beslenmeyi öğrenmez. Bu süreçte aile, okul ve sağlık profesyonellerinin iş birliği büyük önem taşımaktadır. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocuklarımıza katı diyetler değil, doğru beslenme alışkanlıkları kazandıralım. Çünkü sağlıklı bir gelecek, çocuklukta atılan küçük ama doğru adımlarla başlar."
İzmir HABERİ
www.ehaber.tv.tr
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

