Tüp bebekte "Ek tedavi" uyarısı
SAĞLIK
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
14.07.2026 - 11:02, Güncelleme:
14.07.2026 - 10:30
Tüp bebekte "Ek tedavi" uyarısı
Tüp bebekte "Ek tedavi" uyarısı
Tüp bebek tedavisinde uygulanan ek tedaviler konusunda vatandaşları uyaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, "Başarıyı artırdığı iddia edilen pek çok yöntemin etkinliği kanıtlanamadı. Ek tedavilerin maliyeti neredeyse tüp bebek kadar olabiliyor. Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor" dedi.Dünya genelinde her 6 çiftten yaklaşık biri yaşamının bir döneminde kısırlık sorunu yaşıyor. Tüplerde hasar, ciddi erkek faktörü infertilitesi ve diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tüp bebek, tek çare olarak kabul ediliyor. Standart tüp bebek tedavisinde; yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, spermin alınması, laboratuvarda embriyo oluşturulması ve sağlıklı embriyonun rahme transfer edilmesi gibi bilimsel etkinliği kanıtlanmış basamaklar uygulanıyor. Bunun yanında tüp bebek tedavisinin başarısını artırdığı iddia edilen bazı yöntemler de çiftlere seçenek olarak sunulabiliyor.Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizin tüp bebek tedavisinde kullanılan "ek tedavileri" mercek altına aldığını belirterek, ‘‘Araştırmada bugüne kadar yapılmış 157 randomize kontrollü çalışma değerlendirildi. Ancak güvenilirlik kriterlerini karşılamayan 72 çalışma analiz dışı bırakıldı. Sonuçta 85 yüksek kaliteli çalışma incelendi ve binlerce hastanın verileri karşılaştırıldı. Araştırmacılar güvenilir olmayan çalışmaların hastalara yanlış umut verebileceğine dikkat çekerek, daha büyük ve daha nitelikli klinik araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı" ifadelerini kullandı.Çoğu ek tedavinin etkinliği gösterilemediProf. Dr. Buyru, analiz sonuçlarına göre rutin olarak önerilen birçok ek uygulamanın gebelik ya da canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmadığını belirtti. Etkinliği kanıtlanamayan uygulamalar arasında; akupunktur, kortikosteroid (kortizon), aspirin tedavileri, endometriyal reseptivite (ERA) testi, intralipid infüzyonu, yumurtalığa PRP uygulanması, rahim içine PRP uygulanması, herkese PGT-A (embriyolarda kromozom taraması) yer alıyor. Araştırmada yalnızca EmbryoGlue, endometriyal scratching (rahim çizilmesi) ve PICSI yöntemleri için sınırlı düzeyde olumlu bulgular elde edildi. Ancak araştırmacılar, bu yöntemler için de mevcut kanıtların rutin kullanım önerisi yapacak kadar güçlü olmadığını belirtti."Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor’’Prof. Dr. Buyru, standart tüp bebek tedavisinin bilimsel basamaklarının belli olduğunu, buna eklenen birçok uygulamanın ise yeterli bilimsel kanıta dayanmadığını söyleyerek, Bazen tedavinin en başında, bazen de başarısız tüp bebek denemelerinden sonra çiftlere ‘bunu da yapalım, gebelik şansınız artsın’ deniliyor. Ancak çoğu zaman bu yöntemlerin gebelik şansını artırdığı gösterilemiyor. Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor" ifadelerini kullandı.Özellikle akupunktur, kortizon tedavileri, PRP uygulamalarının bilimsel yararı gösterilmeyen ve ailelere ekonomik olarak yük getirdiğini belirten Buyru, "Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor" dedi.Prof. Dr . Faruk Buyru, bu çalışma ile tüp bebek tedavisinin etkinliğinin sorgulanmadığı, başarıyı artırdığı iddiasıyla standart tedaviye eklenen uygulamaların büyük bölümünün etkinliğine ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmamasının sorgulandığını kaydediyor. Uzmanlar, hem hekimlerin hem de hastaların tedavi kararlarını kanıta dayalı tıp ilkeleri doğrultusunda vermesi gerektiğinin altını çiziyor.İkinci çalışmada dikkat çeken sonuçAynı dergide yayımlanan ikinci araştırmada ise kanıta dayalı bilgiler içeren yeni bir tüp bebek internet sitesini kullanan hastaların; ek tedavilerin yararları, riskleri ve bilimsel kanıt düzeyi konusunda, standart internet bilgilerini okuyan hastalara göre anlamlı ölçüde daha doğru bilgi sahibi olduğu ortaya konuldu.Araştırmacılar, tüp bebek tedavisi gören çiftlerin ek uygulamalar konusunda karar verirken reklam ve pazarlama söylemlerine değil, güvenilir bilimsel kanıtlara dayanması gerektiğini vurguladı. Bir uygulamanın etkin olduğunu söyleyebilmek için, o tedavi yapılan ve yapılamayan binlerce hastanın karşılaştırılması, çalışmanın başka merkezlerce de etkin bulunması gerekiyor. "Biz daha önce gebe kalamayan beş hastamıza yaptık, üçü gebe kaldı" şeklindeki söylemler gerçeği yansıtmıyor. Maalesef özellikle tüp bebek tedavisinde bazen ticari kaygılar, bilimsel gerçeklerin önüne geçebiliyor.
Tüp bebekte "Ek tedavi" uyarısı
Tüp bebek tedavisinde uygulanan ek tedaviler konusunda vatandaşları uyaran Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, "Başarıyı artırdığı iddia edilen pek çok yöntemin etkinliği kanıtlanamadı. Ek tedavilerin maliyeti neredeyse tüp bebek kadar olabiliyor. Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor" dedi.
Dünya genelinde her 6 çiftten yaklaşık biri yaşamının bir döneminde kısırlık sorunu yaşıyor. Tüplerde hasar, ciddi erkek faktörü infertilitesi ve diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tüp bebek, tek çare olarak kabul ediliyor. Standart tüp bebek tedavisinde; yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, spermin alınması, laboratuvarda embriyo oluşturulması ve sağlıklı embriyonun rahme transfer edilmesi gibi bilimsel etkinliği kanıtlanmış basamaklar uygulanıyor. Bunun yanında tüp bebek tedavisinin başarısını artırdığı iddia edilen bazı yöntemler de çiftlere seçenek olarak sunulabiliyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizin tüp bebek tedavisinde kullanılan "ek tedavileri" mercek altına aldığını belirterek, ‘‘Araştırmada bugüne kadar yapılmış 157 randomize kontrollü çalışma değerlendirildi. Ancak güvenilirlik kriterlerini karşılamayan 72 çalışma analiz dışı bırakıldı. Sonuçta 85 yüksek kaliteli çalışma incelendi ve binlerce hastanın verileri karşılaştırıldı. Araştırmacılar güvenilir olmayan çalışmaların hastalara yanlış umut verebileceğine dikkat çekerek, daha büyük ve daha nitelikli klinik araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı" ifadelerini kullandı.
Çoğu ek tedavinin etkinliği gösterilemedi
Prof. Dr. Buyru, analiz sonuçlarına göre rutin olarak önerilen birçok ek uygulamanın gebelik ya da canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmadığını belirtti. Etkinliği kanıtlanamayan uygulamalar arasında; akupunktur, kortikosteroid (kortizon), aspirin tedavileri, endometriyal reseptivite (ERA) testi, intralipid infüzyonu, yumurtalığa PRP uygulanması, rahim içine PRP uygulanması, herkese PGT-A (embriyolarda kromozom taraması) yer alıyor. Araştırmada yalnızca EmbryoGlue, endometriyal scratching (rahim çizilmesi) ve PICSI yöntemleri için sınırlı düzeyde olumlu bulgular elde edildi. Ancak araştırmacılar, bu yöntemler için de mevcut kanıtların rutin kullanım önerisi yapacak kadar güçlü olmadığını belirtti.
"Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor’’
Prof. Dr. Buyru, standart tüp bebek tedavisinin bilimsel basamaklarının belli olduğunu, buna eklenen birçok uygulamanın ise yeterli bilimsel kanıta dayanmadığını söyleyerek, Bazen tedavinin en başında, bazen de başarısız tüp bebek denemelerinden sonra çiftlere ‘bunu da yapalım, gebelik şansınız artsın’ deniliyor. Ancak çoğu zaman bu yöntemlerin gebelik şansını artırdığı gösterilemiyor. Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor" ifadelerini kullandı.
Özellikle akupunktur, kortizon tedavileri, PRP uygulamalarının bilimsel yararı gösterilmeyen ve ailelere ekonomik olarak yük getirdiğini belirten Buyru, "Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor" dedi.
Prof. Dr . Faruk Buyru, bu çalışma ile tüp bebek tedavisinin etkinliğinin sorgulanmadığı, başarıyı artırdığı iddiasıyla standart tedaviye eklenen uygulamaların büyük bölümünün etkinliğine ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmamasının sorgulandığını kaydediyor. Uzmanlar, hem hekimlerin hem de hastaların tedavi kararlarını kanıta dayalı tıp ilkeleri doğrultusunda vermesi gerektiğinin altını çiziyor.
İkinci çalışmada dikkat çeken sonuç
Aynı dergide yayımlanan ikinci araştırmada ise kanıta dayalı bilgiler içeren yeni bir tüp bebek internet sitesini kullanan hastaların; ek tedavilerin yararları, riskleri ve bilimsel kanıt düzeyi konusunda, standart internet bilgilerini okuyan hastalara göre anlamlı ölçüde daha doğru bilgi sahibi olduğu ortaya konuldu.
Araştırmacılar, tüp bebek tedavisi gören çiftlerin ek uygulamalar konusunda karar verirken reklam ve pazarlama söylemlerine değil, güvenilir bilimsel kanıtlara dayanması gerektiğini vurguladı. Bir uygulamanın etkin olduğunu söyleyebilmek için, o tedavi yapılan ve yapılamayan binlerce hastanın karşılaştırılması, çalışmanın başka merkezlerce de etkin bulunması gerekiyor. "Biz daha önce gebe kalamayan beş hastamıza yaptık, üçü gebe kaldı" şeklindeki söylemler gerçeği yansıtmıyor. Maalesef özellikle tüp bebek tedavisinde bazen ticari kaygılar, bilimsel gerçeklerin önüne geçebiliyor.
Dünya genelinde her 6 çiftten yaklaşık biri yaşamının bir döneminde kısırlık sorunu yaşıyor. Tüplerde hasar, ciddi erkek faktörü infertilitesi ve diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tüp bebek, tek çare olarak kabul ediliyor. Standart tüp bebek tedavisinde; yumurtalıkların uyarılması, yumurta toplanması, spermin alınması, laboratuvarda embriyo oluşturulması ve sağlıklı embriyonun rahme transfer edilmesi gibi bilimsel etkinliği kanıtlanmış basamaklar uygulanıyor. Bunun yanında tüp bebek tedavisinin başarısını artırdığı iddia edilen bazı yöntemler de çiftlere seçenek olarak sunulabiliyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women’s Health dergisinde yayımlanan sistematik derleme ve meta-analizin tüp bebek tedavisinde kullanılan "ek tedavileri" mercek altına aldığını belirterek, ‘‘Araştırmada bugüne kadar yapılmış 157 randomize kontrollü çalışma değerlendirildi. Ancak güvenilirlik kriterlerini karşılamayan 72 çalışma analiz dışı bırakıldı. Sonuçta 85 yüksek kaliteli çalışma incelendi ve binlerce hastanın verileri karşılaştırıldı. Araştırmacılar güvenilir olmayan çalışmaların hastalara yanlış umut verebileceğine dikkat çekerek, daha büyük ve daha nitelikli klinik araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı" ifadelerini kullandı.
Çoğu ek tedavinin etkinliği gösterilemedi
Prof. Dr. Buyru, analiz sonuçlarına göre rutin olarak önerilen birçok ek uygulamanın gebelik ya da canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmadığını belirtti. Etkinliği kanıtlanamayan uygulamalar arasında; akupunktur, kortikosteroid (kortizon), aspirin tedavileri, endometriyal reseptivite (ERA) testi, intralipid infüzyonu, yumurtalığa PRP uygulanması, rahim içine PRP uygulanması, herkese PGT-A (embriyolarda kromozom taraması) yer alıyor. Araştırmada yalnızca EmbryoGlue, endometriyal scratching (rahim çizilmesi) ve PICSI yöntemleri için sınırlı düzeyde olumlu bulgular elde edildi. Ancak araştırmacılar, bu yöntemler için de mevcut kanıtların rutin kullanım önerisi yapacak kadar güçlü olmadığını belirtti.
"Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor’’
Prof. Dr. Buyru, standart tüp bebek tedavisinin bilimsel basamaklarının belli olduğunu, buna eklenen birçok uygulamanın ise yeterli bilimsel kanıta dayanmadığını söyleyerek, Bazen tedavinin en başında, bazen de başarısız tüp bebek denemelerinden sonra çiftlere ‘bunu da yapalım, gebelik şansınız artsın’ deniliyor. Ancak çoğu zaman bu yöntemlerin gebelik şansını artırdığı gösterilemiyor. Bu yöntemler gebelik şansını artırmıyor" ifadelerini kullandı.
Özellikle akupunktur, kortizon tedavileri, PRP uygulamalarının bilimsel yararı gösterilmeyen ve ailelere ekonomik olarak yük getirdiğini belirten Buyru, "Bu yöntemler için zaman zaman neredeyse tüp bebek tedavisi kadar ek ücret ödeniyor. Bilimsel olarak faydası gösterilmemiş uygulamalar gereksiz umut oluşturuyor ve çiftleri maddi açıdan zorlayabiliyor" dedi.
Prof. Dr . Faruk Buyru, bu çalışma ile tüp bebek tedavisinin etkinliğinin sorgulanmadığı, başarıyı artırdığı iddiasıyla standart tedaviye eklenen uygulamaların büyük bölümünün etkinliğine ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmamasının sorgulandığını kaydediyor. Uzmanlar, hem hekimlerin hem de hastaların tedavi kararlarını kanıta dayalı tıp ilkeleri doğrultusunda vermesi gerektiğinin altını çiziyor.
İkinci çalışmada dikkat çeken sonuç
Aynı dergide yayımlanan ikinci araştırmada ise kanıta dayalı bilgiler içeren yeni bir tüp bebek internet sitesini kullanan hastaların; ek tedavilerin yararları, riskleri ve bilimsel kanıt düzeyi konusunda, standart internet bilgilerini okuyan hastalara göre anlamlı ölçüde daha doğru bilgi sahibi olduğu ortaya konuldu.
Araştırmacılar, tüp bebek tedavisi gören çiftlerin ek uygulamalar konusunda karar verirken reklam ve pazarlama söylemlerine değil, güvenilir bilimsel kanıtlara dayanması gerektiğini vurguladı. Bir uygulamanın etkin olduğunu söyleyebilmek için, o tedavi yapılan ve yapılamayan binlerce hastanın karşılaştırılması, çalışmanın başka merkezlerce de etkin bulunması gerekiyor. "Biz daha önce gebe kalamayan beş hastamıza yaptık, üçü gebe kaldı" şeklindeki söylemler gerçeği yansıtmıyor. Maalesef özellikle tüp bebek tedavisinde bazen ticari kaygılar, bilimsel gerçeklerin önüne geçebiliyor.
İstanbul HABERİ
www.ehaber.tv.tr
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

