Uzmandan emziren annelere uyarı: "İki kişilik değil, dengeli beslenin"
SAĞLIK
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
06.08.2026 - 10:31, Güncelleme:
06.08.2026 - 10:00
Uzmandan emziren annelere uyarı: "İki kişilik değil, dengeli beslenin"
Uzmandan emziren annelere uyarı: "İki kişilik değil, dengeli beslenin"
Emzirme döneminde fazla yemek yemenin süt miktarını artırdığı düşüncesinin doğru olmadığını belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, annenin bilinçsiz diyetlerden kaçınarak yeterli sıvı tüketimi ve besin çeşitliliğine dayalı dengeli beslenmesinin hem kendi sağlığını hem de bebeğin büyüme ve gelişimini desteklediğini söyledi.
Anne sütü, yaşamın ilk altı ayında bebeğin ihtiyaç duyduğu enerji, protein, vitamin ve minerallerin yanı sıra bağışıklık sistemini destekleyen koruyucu bileşenleri de sağlayan en önemli besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu dönemde annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin hem kendi besin depolarının korunması hem de emzirme sürecinin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu ise emziren annelerin "iki kişilik beslenme" anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini belirterek, fazla yemenin tek başına süt miktarını artırmadığını, önemli olanın besin çeşitliliğini sağlayan dengeli bir beslenme planı ve yeterli sıvı tüketimi olduğunu ifade etti.
Yeterli sıvı tüketimi süt üretimini destekliyor
Emzirme döneminde vücudun sıvı ihtiyacının arttığını belirten Dyt. Tavukçuoğlu, gün içerisinde düzenli su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. "Anne sütünün büyük bölümü sudan oluşur. Bu nedenle emziren annelerin günlük sıvı tüketimine özen göstermesi önemlidir. Suyun yanı sıra süt, ayran, şekersiz komposto ve benzeri içecekler sıvı alımına katkı sağlayabilir. Buna karşın çay ve kahve gibi kafein içeriği yüksek içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.
Her besin herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir
Emzirme döneminde bazı besinlerin bebekte gaz yaptığına ilişkin yaygın inanışlar bulunduğunu belirten Dyt. Tavukçuoğlu, bu konuda kesin kurallar yerine bireysel değerlendirme yapılmasının daha doğru olduğunu ifade etti.
Dyt. Tavukçuoğlu, "Brokoli, karnabahar, kuru baklagiller veya süt gibi besinler bazı anne ve bebeklerde gaz yakınmalarını artırabilirken, herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle herhangi bir besin grubu gereksiz yere tamamen diyetten çıkarılmamalıdır. Gözlem yapılarak anne ve bebeğe uygun beslenme düzeni oluşturulmalıdır" dedi.
Hızlı kilo verme çabası doğru değil
Doğum sonrasında kısa sürede eski kiloya dönme isteğinin anneleri hatalı diyet uygulamalarına yöneltebildiğini ifade eden Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, emzirme döneminin ilk aylarında ağır kalori kısıtlamalarının önerilmediğini söyledi.
Dyt. Tavukçuoğlu şöyle devam etti:
"Doğum sonrasında vücutta oluşan değişimlerin normale dönmesi zaman alır. Emzirme sürecinde uygulanan bilinçsiz zayıflama diyetleri annenin beslenme durumunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kilo kontrolü planlanırken emzirme dönemi göz önünde bulundurulmalı ve kişiye özel beslenme programları tercih edilmelidir."
Emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin yalnızca süt üretimini desteklemekle kalmadığını, annenin iyilik halinin korunmasına da katkı sağladığını belirten Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, farklı besin gruplarını içeren dengeli öğünlerin, yeterli sıvı tüketiminin ve düzenli emzirmenin bu dönemin sağlıklı şekilde sürdürülmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Emzirme sürecinde beslenmeyle ilgili tereddüt yaşayan annelerin ise bilimsel doğruluğu kanıtlanmamış öneriler yerine sağlık profesyonellerinden destek almasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.
Uzmandan emziren annelere uyarı: "İki kişilik değil, dengeli beslenin"
Emzirme döneminde fazla yemek yemenin süt miktarını artırdığı düşüncesinin doğru olmadığını belirten Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, annenin bilinçsiz diyetlerden kaçınarak yeterli sıvı tüketimi ve besin çeşitliliğine dayalı dengeli beslenmesinin hem kendi sağlığını hem de bebeğin büyüme ve gelişimini desteklediğini söyledi.
Anne sütü, yaşamın ilk altı ayında bebeğin ihtiyaç duyduğu enerji, protein, vitamin ve minerallerin yanı sıra bağışıklık sistemini destekleyen koruyucu bileşenleri de sağlayan en önemli besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu dönemde annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin hem kendi besin depolarının korunması hem de emzirme sürecinin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu ise emziren annelerin "iki kişilik beslenme" anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini belirterek, fazla yemenin tek başına süt miktarını artırmadığını, önemli olanın besin çeşitliliğini sağlayan dengeli bir beslenme planı ve yeterli sıvı tüketimi olduğunu ifade etti.
Yeterli sıvı tüketimi süt üretimini destekliyor
Emzirme döneminde vücudun sıvı ihtiyacının arttığını belirten Dyt. Tavukçuoğlu, gün içerisinde düzenli su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. "Anne sütünün büyük bölümü sudan oluşur. Bu nedenle emziren annelerin günlük sıvı tüketimine özen göstermesi önemlidir. Suyun yanı sıra süt, ayran, şekersiz komposto ve benzeri içecekler sıvı alımına katkı sağlayabilir. Buna karşın çay ve kahve gibi kafein içeriği yüksek içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.
Her besin herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir
Emzirme döneminde bazı besinlerin bebekte gaz yaptığına ilişkin yaygın inanışlar bulunduğunu belirten Dyt. Tavukçuoğlu, bu konuda kesin kurallar yerine bireysel değerlendirme yapılmasının daha doğru olduğunu ifade etti.
Dyt. Tavukçuoğlu, "Brokoli, karnabahar, kuru baklagiller veya süt gibi besinler bazı anne ve bebeklerde gaz yakınmalarını artırabilirken, herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle herhangi bir besin grubu gereksiz yere tamamen diyetten çıkarılmamalıdır. Gözlem yapılarak anne ve bebeğe uygun beslenme düzeni oluşturulmalıdır" dedi.
Hızlı kilo verme çabası doğru değil
Doğum sonrasında kısa sürede eski kiloya dönme isteğinin anneleri hatalı diyet uygulamalarına yöneltebildiğini ifade eden Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, emzirme döneminin ilk aylarında ağır kalori kısıtlamalarının önerilmediğini söyledi.
Dyt. Tavukçuoğlu şöyle devam etti:
"Doğum sonrasında vücutta oluşan değişimlerin normale dönmesi zaman alır. Emzirme sürecinde uygulanan bilinçsiz zayıflama diyetleri annenin beslenme durumunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kilo kontrolü planlanırken emzirme dönemi göz önünde bulundurulmalı ve kişiye özel beslenme programları tercih edilmelidir."
Emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin yalnızca süt üretimini desteklemekle kalmadığını, annenin iyilik halinin korunmasına da katkı sağladığını belirten Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, farklı besin gruplarını içeren dengeli öğünlerin, yeterli sıvı tüketiminin ve düzenli emzirmenin bu dönemin sağlıklı şekilde sürdürülmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Emzirme sürecinde beslenmeyle ilgili tereddüt yaşayan annelerin ise bilimsel doğruluğu kanıtlanmamış öneriler yerine sağlık profesyonellerinden destek almasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.
Anne sütü, yaşamın ilk altı ayında bebeğin ihtiyaç duyduğu enerji, protein, vitamin ve minerallerin yanı sıra bağışıklık sistemini destekleyen koruyucu bileşenleri de sağlayan en önemli besin kaynağı olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu dönemde annenin yeterli ve dengeli beslenmesinin hem kendi besin depolarının korunması hem de emzirme sürecinin sağlıklı şekilde sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu ise emziren annelerin "iki kişilik beslenme" anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini belirterek, fazla yemenin tek başına süt miktarını artırmadığını, önemli olanın besin çeşitliliğini sağlayan dengeli bir beslenme planı ve yeterli sıvı tüketimi olduğunu ifade etti.
Yeterli sıvı tüketimi süt üretimini destekliyor
Emzirme döneminde vücudun sıvı ihtiyacının arttığını belirten Dyt. Tavukçuoğlu, gün içerisinde düzenli su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. "Anne sütünün büyük bölümü sudan oluşur. Bu nedenle emziren annelerin günlük sıvı tüketimine özen göstermesi önemlidir. Suyun yanı sıra süt, ayran, şekersiz komposto ve benzeri içecekler sıvı alımına katkı sağlayabilir. Buna karşın çay ve kahve gibi kafein içeriği yüksek içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır" şeklinde konuştu.
Her besin herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir
Emzirme döneminde bazı besinlerin bebekte gaz yaptığına ilişkin yaygın inanışlar bulunduğunu belirten Dyt. Tavukçuoğlu, bu konuda kesin kurallar yerine bireysel değerlendirme yapılmasının daha doğru olduğunu ifade etti.
Dyt. Tavukçuoğlu, "Brokoli, karnabahar, kuru baklagiller veya süt gibi besinler bazı anne ve bebeklerde gaz yakınmalarını artırabilirken, herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle herhangi bir besin grubu gereksiz yere tamamen diyetten çıkarılmamalıdır. Gözlem yapılarak anne ve bebeğe uygun beslenme düzeni oluşturulmalıdır" dedi.
Hızlı kilo verme çabası doğru değil
Doğum sonrasında kısa sürede eski kiloya dönme isteğinin anneleri hatalı diyet uygulamalarına yöneltebildiğini ifade eden Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, emzirme döneminin ilk aylarında ağır kalori kısıtlamalarının önerilmediğini söyledi.
Dyt. Tavukçuoğlu şöyle devam etti:
"Doğum sonrasında vücutta oluşan değişimlerin normale dönmesi zaman alır. Emzirme sürecinde uygulanan bilinçsiz zayıflama diyetleri annenin beslenme durumunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle kilo kontrolü planlanırken emzirme dönemi göz önünde bulundurulmalı ve kişiye özel beslenme programları tercih edilmelidir."
Emzirme döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin yalnızca süt üretimini desteklemekle kalmadığını, annenin iyilik halinin korunmasına da katkı sağladığını belirten Dyt. Yağmur Tavukçuoğlu, farklı besin gruplarını içeren dengeli öğünlerin, yeterli sıvı tüketiminin ve düzenli emzirmenin bu dönemin sağlıklı şekilde sürdürülmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Emzirme sürecinde beslenmeyle ilgili tereddüt yaşayan annelerin ise bilimsel doğruluğu kanıtlanmamış öneriler yerine sağlık profesyonellerinden destek almasının daha doğru bir yaklaşım olduğunu sözlerine ekledi.
İstanbul HABERİ
www.ehaber.tv.tr
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

