Sema Örs
Köşe Yazarı
Sema Örs
 

Gençlik Olmadan Kültür Yolu Trafikte Tıkanıyor

Öncelikle Erzurum’a bu fırsatı verdiği için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, emeği geçen tüm kurum ve sanatçılara teşekkür etmek gerekir. Bu festival şehrin kültürünü, tarihini ve sanatını görünür kılmak adına önemli bir adımdır. Ancak bu büyük organizasyonun en dikkat çeken eksikliği gözden kaçmadı: gençler yoktu. Gençler kültürün sadece izleyicisi değil, taşıyıcısı ve yeniden üreticisi olmalıydı. Dede Korkut’tan Aşık Kerem’e, Erzurumlu Emrah’tan İbrahim Hakkı’ya kadar pek çok değer gençlere yönelik atölyeler, yarışmalar, kamp ve gözlem programlarıyla buluşturulmalıydı.  Kültür ancak gençlerin ilgisiyle geleceğe taşınır; aksi hâlde sadece geçmişin hatırası olarak kalır. Festivalde gençler için yaratıcı atölyeler düzenlenebilirdi. Dede Korkut hikâyelerinden kısa film çekimleri, Köroğlu destanından tiyatro sahneleri, Erzurumlu Emrah’ın dizelerinden rap uyarlamaları… Böylece kültür sadece anlatılan değil, gençlerin yeniden ürettiği bir değer olurdu. Büyükşehir Belediyesi’nin çocuklara yönelik DoğaLap projesi aslında festival için en güçlü örneklerden biri. Çocukları doğayla buluşturan, oyunla öğrenmeyi sağlayan bu proje, gençlerin kültürle bağ kurması için festivalin içine taşınmalıydı. Çünkü kültür sadece sahnede anlatılan değil, gençlerin doğada, oyunda ve atölyelerde yaşadığı bir değerdir. Doğa ve kültür kampları ile Tortum, Hamurpet, Dumlubaba gibi alanlarda gençler hem tabiatı tanır hem de halk hikâyelerini yerinde dinlerdi. Bu, kültürü sadece kitapta değil, doğanın içinde yaşatırdı. Gökyüzü gözlem geceleri İbrahim Hakkı’nın mirasıyla gençlere bilimi ve kültürü bir arada sunabilirdi. Astronomiyle kültürün birleştiği bu etkinlikler gençlerin ilgisini çekerdi. Müzik ve şiir buluşmaları ise gençlerin kendi seslerini katabileceği sahneler olmalıydı. Geleneksel türkülerle modern yorumların buluştuğu konserler, şiir dinletileri gençlere “bizim kültürümüz de güncel” dedirtirdi. Sonuç olarak festival, gençlere sadece izleyici değil, katılımcı olma fırsatı vermeliydi. Erzurum’un kültürü ancak gençlerin sahneye çıkması, doğada keşfe çıkması, kendi dilinde yeniden üretmesiyle geleceğe taşınabilir.
Ekleme Tarihi: 14 Ağustos 2026 -Cuma

Gençlik Olmadan Kültür Yolu Trafikte Tıkanıyor

Öncelikle Erzurum’a bu fırsatı verdiği için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, emeği geçen tüm kurum ve sanatçılara teşekkür etmek gerekir. Bu festival şehrin kültürünü, tarihini ve sanatını görünür kılmak adına önemli bir adımdır. Ancak bu büyük organizasyonun en dikkat çeken eksikliği gözden kaçmadı: gençler yoktu.

Gençler kültürün sadece izleyicisi değil, taşıyıcısı ve yeniden üreticisi olmalıydı.
Dede Korkut’tan Aşık Kerem’e, Erzurumlu Emrah’tan İbrahim Hakkı’ya kadar pek çok değer gençlere yönelik atölyeler, yarışmalar, kamp ve gözlem programlarıyla buluşturulmalıydı.

 Kültür ancak gençlerin ilgisiyle geleceğe taşınır; aksi hâlde sadece geçmişin hatırası olarak kalır.

Festivalde gençler için yaratıcı atölyeler düzenlenebilirdi. Dede Korkut hikâyelerinden kısa film çekimleri, Köroğlu destanından tiyatro sahneleri, Erzurumlu Emrah’ın dizelerinden rap uyarlamaları…
Böylece kültür sadece anlatılan değil, gençlerin yeniden ürettiği bir değer olurdu.

Büyükşehir Belediyesi’nin çocuklara yönelik DoğaLap projesi aslında festival için en güçlü örneklerden biri. Çocukları doğayla buluşturan, oyunla öğrenmeyi sağlayan bu proje, gençlerin kültürle bağ kurması için festivalin içine taşınmalıydı. Çünkü kültür sadece sahnede anlatılan değil, gençlerin doğada, oyunda ve atölyelerde yaşadığı bir değerdir.

Doğa ve kültür kampları ile Tortum, Hamurpet, Dumlubaba gibi alanlarda gençler hem tabiatı tanır hem de halk hikâyelerini yerinde dinlerdi. Bu, kültürü sadece kitapta değil, doğanın içinde yaşatırdı.

Gökyüzü gözlem geceleri İbrahim Hakkı’nın mirasıyla gençlere bilimi ve kültürü bir arada sunabilirdi. Astronomiyle kültürün birleştiği bu etkinlikler gençlerin ilgisini çekerdi.

Müzik ve şiir buluşmaları ise gençlerin kendi seslerini katabileceği sahneler olmalıydı. Geleneksel türkülerle modern yorumların buluştuğu konserler, şiir dinletileri gençlere “bizim kültürümüz de güncel” dedirtirdi.

Sonuç olarak festival, gençlere sadece izleyici değil, katılımcı olma fırsatı vermeliydi. Erzurum’un kültürü ancak gençlerin sahneye çıkması, doğada keşfe çıkması, kendi dilinde yeniden üretmesiyle geleceğe taşınabilir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ehaber.tv.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Yazıları

17
Haziran
31
Ocak
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.